8 Mayıs 2014 Perşembe
7 Mayıs 2014 Çarşamba
7.5.2014 tarihli 18. hafta müsabakası: KADRO ve KAPTANLAR
Milletimiz bu hafta da 14 kişilik tam istihdama ulaşmış ve yönetim kurulumuzu sevinç içerisinde bırakmıştır. 14 kişilik katılımın tamamının katıldığı kaptanlık kura çekimi hayli kalabalık bir şahitler grubu önünde ve noter nezaretinde yapılmıştır. Aşağıda, kaptanlar kura çekiminin tamamını izleyebilirsiniz.
Kura çekimi sonunda, kadro ve kaptanlar listesi aşağıdaki şekilde meydana gelmiştir. Tecrübeli kaptanlarımız Sezar (ilk seçim hakkını kazanmıştır) ve Kemal beyler ancak Bayrampaşa tesislerimizde bir araya gelebilecekleri için takımlar maç öncesinde belli olacaktır. Herkese iyi müsabakalar diler, sağlıksız koşulları nedeniyle bu hafta aramızda olamayan tüm futbolcu kardeşlerimize acil şifalar temenni ederiz.
5 Mayıs 2014 Pazartesi
2 Mayıs 2014 Cuma
Hurşut'ça... / BİR SELFİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
![]() |
| Hurşut Atamayır |
gençlere minnettarım, "uluslararası yılın en iyi çıkış yapan gazetecisi" ödülüne beni layık görmüşler. hayatım boyunca böyle ödülleri çok aldığım için, 10 bin kişilik salonda sahneye çıkarken duygulanmam sanıyordum. heyhat, İletişimspor blog'da yazarak bu ödülü almanın anlamı çok başkaymış... gençlere yaptığım konuşmada doğruluktan ayrılmamalarını söyleyip, çalışmanın öneminden söz ederek fitbolcularımıza, muhterem Hüsnü Paşamıza, genç yönetimimize değindim. inanılmaz ama gerçek, salondaki hıçkırık sesleri konuşmamı bastırdı. herkes fısıltıyla da olsa İletişimspor mucizesinden bahsediyordu. insanları daha fazla yıpratmamak için konuşmamı kestim. tam sahneden inerken gençler hücum etti. "illa selfi denilen şeyden yapalım" diye tutturdular, "yapalım" dedim, kıramadım. yaptık.
![]() |
| gençlerle selfi |
"bunları neden anlatıyorsun" diyenlere, "oku da gör" diyorum. ödül töreninin ardından ilk uçakla bayrampaşa'ya gelerek maçı izlemeye koyuldum. Müçübey, iki çalım atalım Bahadırbey, Kadir Abbey, Hüsnü Paşa, disko çocuğu Fırat, sakat Suat efendi'den kurulu Arcantinli Cem efendinin takımı başlarda iyi direndi ama Arcantinli'nin kafasındaki oyun planı bir türlü sahaya yansımayınca kaybettiler. çoğu duygusal isimlerden oluşan bu takım, Erkan efendinin bir makine düzeniyle işleyen takımı karşısında bir zaman sonra dağıldı.
aslında bir noktadan sonra maçı takip etmedim zaten. ödül töreninde çektirdiğimiz selfiye bakıp bakıp hislendim. zira tüm dünyanın konuştuğu, gençlerin hayran olduğu bir takımı canlı canlı izliyor, oyuncularla muhatap olabiliyor, "olummmm o öyle mi yapılır", "evladımmm koşsanaaaa", "adam al adam allll" diye bağırıyordum. bu bir ayrıcalık değil miydi? öyleydi...
dediğim gibi duygusal bir insan değilim; nice ihanetlerden, nice yangınlardan geçtik biz. ve fakat o bahar günü, o ödülden sonra hislendim. sadece fitbolun güzelliklerine odaklanmak istedim. tamam fazla bir şey bulamadım belki o ayrı ama odaklandım. sonra düşündüm, bu futbolcuları en sert şekilde eleştiriyoruz, bu yönetime en ağır hakaretleri savuruyoruz ama sonuçta bunlar da bizim çocuklarımız.
tüm bu sebeplerden dolayı en azından bu hafta kimseyi eleştirmiyorum. sadece yönetime sorarak, bir çağrı yapıyorum: bu takım bir selfiyi hak etmiyor mu?
Tribün Eksperi Abbas / YILDIZIN PARLASIN ÇOCUK
![]() |
| Abbas Balaban |
Aynen böyle demişti, gül kokulu annesi, 1992 senesinin bir kış gecesi...
Babası da farkındaydı meselenin. Çocuğun ilgisini dağıtmak için çeşitli yöntemler denediler, oyuncaklar aldılar, sonunda varı yoğu bir araya getirip bilgisayar da aldılar ama durum değişmiyordu.
Oğlan gözünü reklamlardan alamıyor, evdeki her şeyi, reklam yapa yapa mahalleliye satmaya uğraşıyordu.
1999 senesinin nisan ayı:
Bir pazar sabahı, babası elinden tutup onu Tophanespor'un yazânesine götürdü. Tophanespor'un başkanı Muhlis Bey o sırada yazânede Samsun sigarasını içiyor, bir yandan takımın teknik direktörü Kamil Bey'le oyuncuların durumunu konuşuyordu.
Baba içeri girdi, başkanın karşısına oturdu.
"Yalvarırım," dedi, "başkanım, hocam, alın bu çocuğu, top oynasın, bir şey yapsın..."
Muhlis bey de, Kamil bey de şaşkındı. Uzun sessizliği bozan Kamil Bey oldu. Nedir bunun adı?
"Erkan!" dedi babası, "eti sizin, kemiği bizim..."
"Gel bakalım Erkan," dedi Kamil Hoca... "Senin boyun uzun, iyi kaleci olur senden..."
İşte böyle başladı Erkan'ın futbol hayatı.
Tophanespor'un yıldız takımından A takımına yükselişi 2000 senesidir. Kalesini başarıyla koruyor, fakat mutlu görünmüyordu.
2011 yılında Tophanespor'dan İletişimspor'a geçti.
Başarılı maçlar çıkardığı halde sıkıntılı görünüyordu. Mutsuzdu. Bir gün Can Bey'e açıldı: "Hocam ben kaleci olmak istemiyorum, oynamak istiyorum, gol atmak, adam sakatlamak istiyorum."
"Dur bakalım," dedi Can bey.
İletişimspor o dönem sol bek mevkiinde LÖmer Bey'i jübileye hazırlıyordu. Yerini doldurmak da mümkün görünmüyordu. Can bey Erkan'ı sol bek mevkiinde başlattı bir Ekim günü. Erkan başarılı bir maç çıkarmış, herkes şaşırmıştı.
O günden sonra Can Bey Erkan'ın her şeyiyle ilgilendi, onun iyi bir sol bek olabilmesi için yemedi yedirdi, içmedi içirdi. Sonunda, Erkan, sol bek mevkiinin değişmezi haline gelmiş, LÖmer beyi bile unutturmuştu neredeyse.
Ve 2014 senesinin 30 Nisan günü, Erkan bey takım kaptanlığına yükseldi. Takımı o alacak, kurguyu o yapacaktı.
Efsane bir takım kurdu. Oyuncuları şahane yönlendirdi ve ilk kaptanlık maçında muhteşem bir galibiyete imza attı.
İletişimspor adına, tebrik ediyorum seni Erkan.
30 Nisan 2014 Çarşamba
30.4.2014 Tarihli Müsabaka KADROSU ve KAPTANLARI
Bilgilendirme: Bayrampaşa tesis müdürümüz Pazartesi günü Suat Bey'i arayarak, yapılagelen bir turnuvayı mazeret gösterip bu haftaki maçı tehir etmemizin mümkün olup olmayacağını sormuş, Suat Bey bu talebi sert bir şekilde geri çevirmiştir. Kendisine bu güveni veren yüksek iştirakkâr futbolcu kardeşlerimizi candan ve kıvançla kucaklarız.
(yönetim)
Bu hafta da 14 kişilik başvurular eksiksiz tamamlanmıştır. Kaptan adayı olarak 14 kişinin tamamının katıldığı kaptanlık kura çekimi, Seda Hanım ve Suat ve Hasan beylerin gözetiminde yapılmıştır. Kura sonucunda Erkan Bey (İlk seçici) ve Cem Bey seçilmişlerdir.
Buna göre müsabaka kadro listesi ve kaptanlar aşağıdaki şekilde teşekkül olmuştur:
Erkan ve Cem Bey'i ancak tesislerde bir araya getirebileceğimiz için takımların nihai teşekkülü Bayrampaşa tesislerimizde meydana çıkacaktır. İyi maçlar diler, teşekkür ederiz.
(yönetim)
Bu hafta da 14 kişilik başvurular eksiksiz tamamlanmıştır. Kaptan adayı olarak 14 kişinin tamamının katıldığı kaptanlık kura çekimi, Seda Hanım ve Suat ve Hasan beylerin gözetiminde yapılmıştır. Kura sonucunda Erkan Bey (İlk seçici) ve Cem Bey seçilmişlerdir.
Buna göre müsabaka kadro listesi ve kaptanlar aşağıdaki şekilde teşekkül olmuştur:
Erkan ve Cem Bey'i ancak tesislerde bir araya getirebileceğimiz için takımların nihai teşekkülü Bayrampaşa tesislerimizde meydana çıkacaktır. İyi maçlar diler, teşekkür ederiz.
Not: Suat Bey bu hafta da kaleci olarak görev yapacaktır.
28 Nisan 2014 Pazartesi
Ek YASA TASARISI Önerisi
Çok değerli İletişimsporlular,
Kamuoyu, geçtiğimiz hafta yayımladığımız ankette, Hüsnü-Kıvanç ikilisi birlikte oynamazlar şeklinde bir irade beyan etmiştir.
Kendini, camianın her türlü sıkıntısına çare bulmaya adayan demokratik yönetim, meseleyi enine boyuna düşünmüş ve sistemi bozmaksızın, ek bir yasa tasarısı gündeme getirmiştir. Üzerinde saatlerce çalışılan tasarı, yönetim bünyesinde oy birliğiyle kabul olunmuş ve sıra camianın onayını sormaya gelmiştir.
Öncelikle tasarıyı açıklayalım:
Hüsnü-Kıvanç ikilisi; her ikisi birden genel kadroda olduklarında, adları seçicilerin takımları kuracakları listeden çıkartılacak ve ulu önderimiz Hüsnü Paşa ilk seçiciye verilmek üzere her iki takıma yerleştirileceklerdir. Seçiciler, bunun üzerine, kadrolarını kalan listeden kuracaklardır.
İkisinden birinin kadroda olmadığı durumda, bu kural uygulanmayacaktır.
Aynı şekilde, ikisinden biri kaptan seçildiği takdirde, bu kural uygulanmayacaktır.
Tasarıyla tek amaç İletişimspor futbolunun daha ileri noktalara taşınması, birtakım memnuniyetsizliklerin giderilmesidir. Sonuçta yönetim, sizler için vardır.
Sevgili camiamızı demokrasiye sahip çıkmaya ve bu yasa tasarısını fire vermeksizin kabule davet ediyoruz. Esenlik dileklerimizle.
Genç Eşbaşkanlar
Kıvanç & Can
Kamuoyu, geçtiğimiz hafta yayımladığımız ankette, Hüsnü-Kıvanç ikilisi birlikte oynamazlar şeklinde bir irade beyan etmiştir.
Kendini, camianın her türlü sıkıntısına çare bulmaya adayan demokratik yönetim, meseleyi enine boyuna düşünmüş ve sistemi bozmaksızın, ek bir yasa tasarısı gündeme getirmiştir. Üzerinde saatlerce çalışılan tasarı, yönetim bünyesinde oy birliğiyle kabul olunmuş ve sıra camianın onayını sormaya gelmiştir.
Öncelikle tasarıyı açıklayalım:
Hüsnü-Kıvanç ikilisi; her ikisi birden genel kadroda olduklarında, adları seçicilerin takımları kuracakları listeden çıkartılacak ve ulu önderimiz Hüsnü Paşa ilk seçiciye verilmek üzere her iki takıma yerleştirileceklerdir. Seçiciler, bunun üzerine, kadrolarını kalan listeden kuracaklardır.
İkisinden birinin kadroda olmadığı durumda, bu kural uygulanmayacaktır.
Aynı şekilde, ikisinden biri kaptan seçildiği takdirde, bu kural uygulanmayacaktır.
Tasarıyla tek amaç İletişimspor futbolunun daha ileri noktalara taşınması, birtakım memnuniyetsizliklerin giderilmesidir. Sonuçta yönetim, sizler için vardır.
Sevgili camiamızı demokrasiye sahip çıkmaya ve bu yasa tasarısını fire vermeksizin kabule davet ediyoruz. Esenlik dileklerimizle.
Genç Eşbaşkanlar
Kıvanç & Can
24 Nisan 2014 Perşembe
Tribün Eksperi Abbas / SİSTEM SORUN ÜRETİYOR
![]() |
| Abbas Balaban |
Bir dönem Sergen'le Hagi, bir dönem Sergen'le Tümer birlikte oynar mı, oynamaz mı! Futbolun ürettiği en felsefi problematik: Hani düşünsel derinliklerde boğulasım var diyorsanız, tam size göre.
Benim aslında ilk hatırladığım, Şifo Mehmet'le Ayhan Akman'dı: Ayhan Gaziantep'ten, on numara mevkiinden, Beşiktaş'a geldiğinde Şifo Mehmet'le birlikte oynayıp oynayamayacakları sadece kahvehane köşelerinde değil, en ciddi gazetelerin spor servislerinde de hararetli tartışma konularının başında geliyordu.
Ayhan az futbolcuya nasip olan bir akla sahip olduğu için daha o günden itibaren o mevkide herhangi biriyle birlikte oynama şansı olmadığını idrak ederek, kademe kademe ön libero denen yere kadar geriledi ve yok olup gidecek yüzlerce futbolcudan biri olmak yerine takdire şayan bir kariyer yaptı kendine.
Bugün futbolun en güncel ve derinlikli sorusu, Hüsnü Paşa'yla Nartallo kılıklının bir arada oynayıp oynamayacakları. Benim görüşümü bilirsiniz, Nartallo kılıklıyı değil forvette, küvette bile oynatmam ben.
Ama şartlar buysa, İletişimspor camiasının elinde resmi forvet lisansı taşıyan iki futbolcudan biri o ise, yapacak bir şey yok. Haftalardır maçın yıldızlığını kimselere kaptırmayan Sezar Bey'in ne eksiği var diye sormak, onun hakkını aramak, 1 Mayıs'ta Taksim meydanını istemek gibi sonuçsuz ve abes bir dilek olmakla kalıyor.
O zaman şunu soracağız elbette: Madem forvet oynama hakkı olan epitopu iki futbolcumuz var, neden dört haftadır bu ikisi aynı takımda yer alıyor? Soruya ek: bu dört hafta boyunca, tüm maçları kaybetmeleri tesadüf mü?
Yönetime tavsiyem: seçicilere şart getirin, ilk haklarında ikisi de iki forvetten birini almak zorunda olsun, aksi takdirde daha çok kadrolar, bu ikiliyi sırtlarında taşımak zorunda kalıp, sinir harbi yaşar, yıpranır. Benden söylemesi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








