7 Temmuz 2014 Pazartesi
3 Temmuz 2014 Perşembe
Hurşut'ça / "Hooopppp....."
![]() |
| Hurşut Atamayır |
yorucu çalışmalarımı bitirmiş dinlenmeye geçmişim. gecenin bir körü. telefon çalıyor. sinirle açıyorum, "kimsin lan gecenin bu saatinde" diye girişecekken, "hellooo" diye bir ses. Dünya Boks Birliği başkanı. "telefonunuzu İspanya kralı Juan Carlos Alfonso Víctor María de Borbón y Borbón-Dos Sicilias'tan aldım, çok önemli bir konu var." önemli dediği konu da ne? bir boks maçı varmış da, bunlar bir hakem atamışlar da, o hakemi taraflar istememiş de, ben yönetsem nasıl olurmuş, maç çok gerilimliymiş ancak ben başa çıkabilirmişim falan falan. uzattıkça uzatıyor. adam telefonda ağlamaklı olunca kabul ettim (yardıma ihtiyacı olanların yardımına koşmaktan kaçınmadığımı artık iyi biliyorsunuz).
tabii uyku sersemi, kim kiminle dövüşüyor sormamışım bile, 28'inde maç günü ringe çıktım bir baktım ki, meğer bizim maç Evander Holyfield-Mike Tyson maçıymış. geldik ortaya, "bakın" dedim, "doğru düzgün dövüşün, delikanlı olun, yoksa ikinizi de döverim". uzatmayayım müsabaka başladı. Evander iyi dövüşüyor falan, Mike gidici belli. böyle böyle geldik üçüncü raunda, Mike adamın kulağını ısırmaz mı? anında diskalifiye ettim tabii. ondan sonra da soyunma odasında "lannnn sen benim sözümü nasıl dinlemezsin" diye epey tokatladım kendisini. tokatları yerken "abi, bi saniye izah edeyim" deyişi hala kulaklarımda. neymiş de, maçı kaybedeceğini anlamış, neymiş de ringden tüm dünyanın kendisini hatırlayacağı şekilde ayrılmasının yolu buymuş. bunları duyunca iki tokat daha attığımı tahmin edersiniz.
![]() |
| o tarihi an... |
bu anıyı, Suarez'i neden andım? İletişimspor'la ne ilgisi var? al sana ilgi: kaleci misin, topu tutacan; savunmacı mısın, topu geçirmeyecen; orta saha mısın, topu arkadaşlarına dağıtacan; forvet misin, topu kaleye sokacan! işte bazı topçular vardır, çıkarlar toplarını oynarlar, sadece işlerini yaparlar; öyle başka türlü hareketlerle falan anılmakla işleri olmaz. onlara dersin ki, "bu golü yersin", hoop tutar; "o pası atamazsın", hooop atar; "oradan gol atamazsın, buradan gol atamazsın, şuradan gol atamazsın, bana gol atamazsın", hoooop sokar!
bu haftaki maçta Kerem L.'nin takımında kalecisinden savunmasına, orta sahasından forvetine işlerini yapan adamlar olduğundan maçı o kadar farklı kazandılar. bitirirken bu sefer de ben bir soru sorayım: rakip takımdaki Suarez'e adı benzer Suat'ı zaten görmüşsünüzdür de, Kerem L. takımının forvetinin üzerindeki İtalya formasını gördünüz mü? "hooooop..... "
2 Temmuz 2014 Çarşamba
2. 7. 2014 tarihli müsabaka ESAME LİSTESİ ve KAPTANLARI
Bu hafta 12 kişilik yeter sayıyla müsabaka oynanacaktır. 12 kişinin tamamı kaptanlık çekilişine katılacak yeterlilikte bulunmuştur. Sezar beyin gözetmenliğinde Ayla hanımın yaptığı çekiliş Kerem L. beyin ilk seçici kaptan, Hüsnü Paşa'nın da diğer kaptan olmasıyla nihayet bulmuştur.
30 Haziran 2014 Pazartesi
26 Haziran 2014 Perşembe
Hurşut'ça / İŞTE HOCALIK BU!
![]() |
| Hurşut Atamayır |
dünya çapındaki ilişki
ağım artık malum ama İspanya'yla daha yakın bir ilişkim olduğu daha da malum. gerçekten kral dostum Juan Carlos Alfonso Víctor María de Borbón y Borbón-Dos Sicilias
tahtı bırakma açıklamasını konuşmak için İspanya'ya çağırdığında kapalı kapılar
ardında "bir husus daha var Hurşut" dediğinde, "hayır olsun be
Juan'ım" demiştim. Juan hafif mahcup, gözlerini yere çevirerek,
"milli takım" dediğinde, "noooo" dedim, İspanyolca tabii:
"bir daha bu yükü kaldıramam Juan, kusura bakma". "bir daha mı?
ne alaka" diyen çıkacaktır. anlatıyorum.
sene 2008. Avrupa Şampiyonası öncesi
Juan yine aramış, "Hurşut, bu Del Bosque'yi takımın başına geçirdik ama bu
herif bi halt edebilecek mi emin değiliz, şuna bir iki bir şeyler
öğretsen" demişti. Del Bosque'yi gençlik günlerinden tanırım. Real'e
transfer olmasına aracılık etmiştim. sonra Beşiktaş deneyiminde İstanbul'un
önemli kebapçılarını, kasaplarını gösteren de hep benim. dedim, "Juan, gösteririm
göstermesine ama sahnenin önünde o olacak. beni bilirsin, gizli kahraman olmak
benim fıtratımda var."
neyse, konuştuk, anlaştık, Del Bosque
de pek memnun oldu. "şunu şöyle yapacaz, bu orada oynamaz, al şunu
oyundan, sok bunu oyuna" telkinlerim işe yaradı ki, İspanya futbolu
zirveye yükseldi: Avrupa şampiyonlukları, Dünya Kupası... hep perde
arkasındaydım. hiçbir karede gözükmedim. ama sağ olsun Del Bosque vefalı
adamdır, Dünya Kupası'nı aldığımız maçtan sonra "Hurşutçum, hiç değilse
tek bir karemiz olsun" diyerek bir fotoğraf çektirdik.
sonra "artık kendi kanatlarınla
uçabilirsin" deyip ayrıldım takımdan. fakat ne yazık ki, İspanya bensiz
pek uçamadı. kupadan elendi gitti. takımı seyrederken gözümden dökülen iki
damla gözyaşının resmi olsa da koysam (son maçı neden kazandıklarını da
biliyorsunuz artık! bir noktadan sonra tutamadım kendimi, müdahale ettim yine; keşke
daha erken gideymişim. neyse).
bilirsiniz, yazılarımın altından
mutlaka İletişimspor bağlamı çıkar. Curitiba'dan döner dönmez Bayrampaşa'da
aldım soluğu. ulukaptan Kıvanç'ın takımını seyrettim. "yoksa o takıma da
sen mi müdahale ettin de öyle farklı kazandılar" diye soran olabilir.
onlara cevaben içimden dediklerimi yazayım: "işte hocalık bu," dedim,
"teknik, taktik, bilgi, motivasyon, iman, şuur". benim herhangi bir
müdahalede bulunmama gerek kalmamıştı yani!...
25 Haziran 2014 Çarşamba
KAPTANINIZ KIVANÇ KONUŞUYOR
Yaz ayları zor geçer. Bu hafta başvuru sayısı 11'de kalarak, olanaksızlık sınırına dayanmıştır. Ancak yönetimimiz bu zor günde bile 14 kişilik bir kadro tertibatı temin etmeyi başarmış, bir kez daha her türlü övgüyü hak etmiştir.
11 başvurunun katıldığı kaptanlık çekilişinde ise bir ilk gerçekleşmiş ve eşbaşkanlardan Kıvanç olanı nihayet kaptanlık mertebesine yükselmiştir. Kendisi bundan sonra ulukaptan veya kaptanım1 olarak anılacaktır.
Çekiliş belgede görüldüğü gibi Kerem bey tarafından gerçekleştirilmiş ve ilk seçim hakkı da kaptanım1'de kalmıştır.
Halkımıza iyi maçlar dileyerek...
![]() |
| Çekiliş esnasında Kerem Bey arkadan yaklaşan ulukaptandan habersiz. |
| Esame listesi ve kaptanlar |
23 Haziran 2014 Pazartesi
19 Haziran 2014 Perşembe
Direnen Adam Ayberk / İDARİ SORUNLAR
![]() |
| Ayberk Özgezi |
1-0'lık Senegal yenilgisiyle başlamışlardı, kaza dediler, ardından 0-0'lık Uruguay beraberliği ve 2-0 Danimarka yenilgisi... Son iki turnuvanın şampiyonu, aldığı tek puanla elenerek bir sürü tartışmanın açılmasına vesile oldu.
O tartışma tankından şu çıktı: şampiyonların bir sonraki turnuvaya eleme oynamadan gelme hediyesi, aslında bir hediye değil, başlarına bela oluyor, iyi hazırlanamadan gelmiş oluyorlar turnuvaya. O nedenle, bu tekil olay nedeniyle, kural değişikliğine gidildi ve şampiyonlar 2006'dan itibaren, elemelere katılmaya başladılar.
Bu sefer elimizde son üç turnuvanın şampiyonu İspanya var, iki maçta 7 gol yiyip elendiler. Bunlara puan da, yok, uyduruk bir penaltıdan attıkları tek gol, hanelerinde. Üçüncü maça, kendileri gibi formalite babından çıkacak Avustralya'dan şeref puanı almaya çıkacaklar, bakar mısınız koca İspanya'nın durumuna?
Bunları neden anlatıyor bu dallama diye mırıldandığınızı duyuyorum. Öyle deme moruk, futbolda her şey birbiriyle bağıntılıdır.
Bugün Kartaltepe'de top direkten dönse, FIFA toplanıp dünya kupasında direklerin kalınlıklarını mı değiştirsek diye kafa patlatıyor.
İşte, Fransa'nın yaşadığı krize bir çözüm getirmek üzere idari birtakım tedbirler alıyor, kuralları değiştiriyor, durum daha beter oluyor.
Denk kadrolar batağına gömülen İletişimspor yönetiminin hali size bir şey hatırlatmıyor mu?
Kural değişiklikleri, adam alma sistemleri, kurayla kaptan seçimleri derken, şahane bir tiyatro oynanıyor. Ama sonuç? Denk kadrolar oluyor mu? Futbol güzelleşiyor mu?
Bu haftaki maç 3-2 bitti. Kağıt üstünde denk maç olmuş gibi görünüyor. Ama siz bunu mağlup taraftaki futbolcuya sorun bakalım. Kerem Bey'in suratında, yakında gezi parkında çadır kurmaya gidecek isyankar genç ifadesi yoktuysa, ben de hiçbir şey bilmiyorum!
Moruk, milli takımlar sorumlusu Ümit Hoca maçtaydı. Maçtan sonra suratı asıktı. Biraz sohbet ettik. "Koçum" dedi, "Bu genç yönetim, iletişimspor futbolunu ileri değil geri götürüyor".
Ümit Hoca deyince, size bir şey hatırlatmıyor mu? Ümit Hocaefendi diyelim o zaman!
Tanımam, önünde eğilmişliğim, zemzemini içip iki kelamını dinlemişliğim yoktur. Ama adam kaç zamandır, sorunlara, sıkıntılara dikkat çekip duruyor.
Doğru şeyleri söyleyen adamlara kulak tıkamamak lazım moruk.
Yoksa futbolcuyu gezi parkından çıkarmak için genç yönetimin çokça kolluk gücüne ihtiyacı olacaktır.
Hani söylemedi demesinler moruk!
18 Haziran 2014 Çarşamba
18.06.2014 tarihli müsabaka ESAME LİSTESİ ve KAPTANLAR
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






