 |
| Abbas Balaban |
Geçtiğimiz hafta Arnavutluk'un Berat kentindeydim. Osmanlı'dan kalma birçok caminin bulunduğu sevimli bir kasabadır, Halveti Tekkesi
ve Rüfâi Tekkesi vardır. Arnavutların 1942'de kurulan milliyetçi ve anti komünist, hatta kralcı örgütü Balli Kombëtar'ın lideri Seyfi Protopapa'nın da doğduğu kenttir. Yemekleri meşhurdur ayıptır söylemesi.
Kentte dolanırken bir de ne göreyim: iki kardeş futbolcu arkadaşım bir kafede oturmuş sigara içiyorlar. Beni görünce sigaralarını attılar, kalktılar, yanıma gelip sarıldılar, elimi öptüler. Meğer oralıymışlar, kısa tatilden faydalanıp ailelerini kucaklamak için memlekete gelmişler.
Vallahi bırakmayız dediler, analarının aşçılığı bütün kentte bilinirmiş, ille akşam soframıza oturacaksın dediler, itiraz mitiraz ettimse de dinletemedim, bir yandan da tabii merak etmedim değil, laf aramızda, yemeğe biraz düşkünümdür.
Valhasıl, akşamleyin evlerine misafir olduk, Eso Ana dedikleri pamuk yüzlü teyze, reçelleriyle meşhur Seyit efendi sağ olsunlar beni krallar gibi ağırladılar. Sofrada ne yoktu ki! Neyse şimdi burada sayıp döküp sizi de imrendirmeyeyim. Ama ömrü hayatım boyunca aklımda kalacak üç beş yemekten biriydi demeden geçmeyeyim.
 |
| Berat'tan mükellef bir sofra |
Ancak yemek bir yana, sohbet esnasında iki kardeş futbolcunun arasındaki rekabet beni çok şaşırttı. İkisi de bu haftaki maçı düşünüyorlar, birbirlerine laf atıp duruyorlardı. Bir yandan Eso Ana bu atışmayı yatıştırmaya çalışırken Seyit efendi muzip bir ifadeyle körükledikçe körüklüyordu. Genç kardeş İnanç bey'in epeyce gaza geldiğini teşhis ettim.
Çarşamba günü bütün bunlar kafamdaydı müsabakaya gelirken. Kıvanç bey Osman bey'in takımında, İnanç bey ise Bahadır bey'in takımındaydı. Tribünde herkes müsabakayı Osman bey'in takımının kazanacağına emindi. Müsabaka da o görüntüde başladı. Ancak ne oldu dersiniz? Kıvanç bey yine Nartallo'ya bağladı. Bir, iki, üç derken gelen pozisyonları galonla harcıyor, öbür tarafta genç İnanç ciğerine körük bağlamış gibi ileri geri çalışıyordu. Sonunda azmin galip geldiği bir başarı öyküsü yazdı sahada genç oyuncu. 3-1 kazanmışlardı. Son düdükle birlikte İnanç bey'in tribüne koşarken çıkardığı formasının altında Eso'ma yazılı bir tişört olduğunu gördüm. Vefa galip gelmişti bu sefer.