30 Nisan 2014 Çarşamba
30.4.2014 Tarihli Müsabaka KADROSU ve KAPTANLARI
Bilgilendirme: Bayrampaşa tesis müdürümüz Pazartesi günü Suat Bey'i arayarak, yapılagelen bir turnuvayı mazeret gösterip bu haftaki maçı tehir etmemizin mümkün olup olmayacağını sormuş, Suat Bey bu talebi sert bir şekilde geri çevirmiştir. Kendisine bu güveni veren yüksek iştirakkâr futbolcu kardeşlerimizi candan ve kıvançla kucaklarız.
(yönetim)
Bu hafta da 14 kişilik başvurular eksiksiz tamamlanmıştır. Kaptan adayı olarak 14 kişinin tamamının katıldığı kaptanlık kura çekimi, Seda Hanım ve Suat ve Hasan beylerin gözetiminde yapılmıştır. Kura sonucunda Erkan Bey (İlk seçici) ve Cem Bey seçilmişlerdir.
Buna göre müsabaka kadro listesi ve kaptanlar aşağıdaki şekilde teşekkül olmuştur:
Erkan ve Cem Bey'i ancak tesislerde bir araya getirebileceğimiz için takımların nihai teşekkülü Bayrampaşa tesislerimizde meydana çıkacaktır. İyi maçlar diler, teşekkür ederiz.
(yönetim)
Bu hafta da 14 kişilik başvurular eksiksiz tamamlanmıştır. Kaptan adayı olarak 14 kişinin tamamının katıldığı kaptanlık kura çekimi, Seda Hanım ve Suat ve Hasan beylerin gözetiminde yapılmıştır. Kura sonucunda Erkan Bey (İlk seçici) ve Cem Bey seçilmişlerdir.
Buna göre müsabaka kadro listesi ve kaptanlar aşağıdaki şekilde teşekkül olmuştur:
Erkan ve Cem Bey'i ancak tesislerde bir araya getirebileceğimiz için takımların nihai teşekkülü Bayrampaşa tesislerimizde meydana çıkacaktır. İyi maçlar diler, teşekkür ederiz.
Not: Suat Bey bu hafta da kaleci olarak görev yapacaktır.
28 Nisan 2014 Pazartesi
Ek YASA TASARISI Önerisi
Çok değerli İletişimsporlular,
Kamuoyu, geçtiğimiz hafta yayımladığımız ankette, Hüsnü-Kıvanç ikilisi birlikte oynamazlar şeklinde bir irade beyan etmiştir.
Kendini, camianın her türlü sıkıntısına çare bulmaya adayan demokratik yönetim, meseleyi enine boyuna düşünmüş ve sistemi bozmaksızın, ek bir yasa tasarısı gündeme getirmiştir. Üzerinde saatlerce çalışılan tasarı, yönetim bünyesinde oy birliğiyle kabul olunmuş ve sıra camianın onayını sormaya gelmiştir.
Öncelikle tasarıyı açıklayalım:
Hüsnü-Kıvanç ikilisi; her ikisi birden genel kadroda olduklarında, adları seçicilerin takımları kuracakları listeden çıkartılacak ve ulu önderimiz Hüsnü Paşa ilk seçiciye verilmek üzere her iki takıma yerleştirileceklerdir. Seçiciler, bunun üzerine, kadrolarını kalan listeden kuracaklardır.
İkisinden birinin kadroda olmadığı durumda, bu kural uygulanmayacaktır.
Aynı şekilde, ikisinden biri kaptan seçildiği takdirde, bu kural uygulanmayacaktır.
Tasarıyla tek amaç İletişimspor futbolunun daha ileri noktalara taşınması, birtakım memnuniyetsizliklerin giderilmesidir. Sonuçta yönetim, sizler için vardır.
Sevgili camiamızı demokrasiye sahip çıkmaya ve bu yasa tasarısını fire vermeksizin kabule davet ediyoruz. Esenlik dileklerimizle.
Genç Eşbaşkanlar
Kıvanç & Can
Kamuoyu, geçtiğimiz hafta yayımladığımız ankette, Hüsnü-Kıvanç ikilisi birlikte oynamazlar şeklinde bir irade beyan etmiştir.
Kendini, camianın her türlü sıkıntısına çare bulmaya adayan demokratik yönetim, meseleyi enine boyuna düşünmüş ve sistemi bozmaksızın, ek bir yasa tasarısı gündeme getirmiştir. Üzerinde saatlerce çalışılan tasarı, yönetim bünyesinde oy birliğiyle kabul olunmuş ve sıra camianın onayını sormaya gelmiştir.
Öncelikle tasarıyı açıklayalım:
Hüsnü-Kıvanç ikilisi; her ikisi birden genel kadroda olduklarında, adları seçicilerin takımları kuracakları listeden çıkartılacak ve ulu önderimiz Hüsnü Paşa ilk seçiciye verilmek üzere her iki takıma yerleştirileceklerdir. Seçiciler, bunun üzerine, kadrolarını kalan listeden kuracaklardır.
İkisinden birinin kadroda olmadığı durumda, bu kural uygulanmayacaktır.
Aynı şekilde, ikisinden biri kaptan seçildiği takdirde, bu kural uygulanmayacaktır.
Tasarıyla tek amaç İletişimspor futbolunun daha ileri noktalara taşınması, birtakım memnuniyetsizliklerin giderilmesidir. Sonuçta yönetim, sizler için vardır.
Sevgili camiamızı demokrasiye sahip çıkmaya ve bu yasa tasarısını fire vermeksizin kabule davet ediyoruz. Esenlik dileklerimizle.
Genç Eşbaşkanlar
Kıvanç & Can
24 Nisan 2014 Perşembe
Tribün Eksperi Abbas / SİSTEM SORUN ÜRETİYOR
![]() |
| Abbas Balaban |
Bir dönem Sergen'le Hagi, bir dönem Sergen'le Tümer birlikte oynar mı, oynamaz mı! Futbolun ürettiği en felsefi problematik: Hani düşünsel derinliklerde boğulasım var diyorsanız, tam size göre.
Benim aslında ilk hatırladığım, Şifo Mehmet'le Ayhan Akman'dı: Ayhan Gaziantep'ten, on numara mevkiinden, Beşiktaş'a geldiğinde Şifo Mehmet'le birlikte oynayıp oynayamayacakları sadece kahvehane köşelerinde değil, en ciddi gazetelerin spor servislerinde de hararetli tartışma konularının başında geliyordu.
Ayhan az futbolcuya nasip olan bir akla sahip olduğu için daha o günden itibaren o mevkide herhangi biriyle birlikte oynama şansı olmadığını idrak ederek, kademe kademe ön libero denen yere kadar geriledi ve yok olup gidecek yüzlerce futbolcudan biri olmak yerine takdire şayan bir kariyer yaptı kendine.
Bugün futbolun en güncel ve derinlikli sorusu, Hüsnü Paşa'yla Nartallo kılıklının bir arada oynayıp oynamayacakları. Benim görüşümü bilirsiniz, Nartallo kılıklıyı değil forvette, küvette bile oynatmam ben.
Ama şartlar buysa, İletişimspor camiasının elinde resmi forvet lisansı taşıyan iki futbolcudan biri o ise, yapacak bir şey yok. Haftalardır maçın yıldızlığını kimselere kaptırmayan Sezar Bey'in ne eksiği var diye sormak, onun hakkını aramak, 1 Mayıs'ta Taksim meydanını istemek gibi sonuçsuz ve abes bir dilek olmakla kalıyor.
O zaman şunu soracağız elbette: Madem forvet oynama hakkı olan epitopu iki futbolcumuz var, neden dört haftadır bu ikisi aynı takımda yer alıyor? Soruya ek: bu dört hafta boyunca, tüm maçları kaybetmeleri tesadüf mü?
Yönetime tavsiyem: seçicilere şart getirin, ilk haklarında ikisi de iki forvetten birini almak zorunda olsun, aksi takdirde daha çok kadrolar, bu ikiliyi sırtlarında taşımak zorunda kalıp, sinir harbi yaşar, yıpranır. Benden söylemesi.
23 Nisan 2014 Çarşamba
17. hafta müsabakası KADROSU ve KAPTANLARI
23 Nisan gibi bir tatil gününde tam katılım sağlamanın kıvancını yaşamaktayız (bir sonraki icraatın içinden'de bu konuyu ele alabiliriz). Futbolcu arkadaşlarımıza candan teşekkürlerimizi sunarız.
Bir dışarıdan katılım nedeniyle 13 kişilik kaptanlık seçiminden, ilk seçim hakı Kadir beyde olmak üzere Kadir ve Ozan beyler çıkmıştır. Kadrolar Bayrampaşa Tesislerimizde nihai şekle kavuşacaktır.
22 Nisan 2014 Salı
21 Nisan 2014 Pazartesi
18 Nisan 2014 Cuma
Mahmut Bavulsu Bildiriyor / HOCAEFENDİ SUÇÜSTÜ GÖRÜNTÜLENDİ
![]() |
| Mahmut Bavulsu |
Fazla söze gerek yok. Mahmut Bavulsu'yu tebrik etmekten başka. Bu kez büyük
bomba patlıyor. Binbir zorluğu aşarak, kameramanıyla birlikte Hocaefendi'nin inine giren Bavulsu esrarengiz
ilişkileri ve para alışverişini görüntüledi. Görüntülerde hocaefendinin oldukça
genç ve sağlıklı görünmesi dikkat çekerken, Hüsnü Paşa'nın adeta burnunun dibine kadar sokulmuş olduğu da gözlerden kaçmadı...
Şimdi, bu haber üzerine Pensilvanya'dan nasıl tepkiler geleceği merak
konusu. Hükümet yetkilileri ise görüntülerle ilgili olarak,
"Bunları zaten biliyorduk, iş ispata kalmıştı, o da oldu artık. İnlerine gireceğiz dedik, girdik. Artık taviz yok, mücadelemiz kararlılıkla sürecek. Bundan
sonrası kamuoyunun takdiridir," demekle yetindi. Soru almak istemediğini
söyleyen yetkili, "Neyin, ne olduğu ortada arkadaşlar. Kamuoyu takdir edecektir, bu konuda fazla
konuşmak istemiyorum," dedi.
17 Nisan 2014 Perşembe
Tribün Eksperi Abbas / EBEDİ DOSTLUKTAN EZELİ REKABETE
![]() |
| Abbas Balaban |
1930'lu yıllar... Henüz cumhuriyetimiz yeni kurulmuş. O zamanlar Sezarbey maçlarını Şeref Stadyumu'nda oynuyor. Müçü bey ise, Topçu kışlasının avlusundaki Taksim Stadı'nda.
![]() |
| Taksim Stadındaki müsabaka |
O zaman tabii, bugünkü gibi rekabet dostluk sınırlarını aşıp düşmanlıklar doğurmaya başlamamış. Örneğin 22 Kasım 1934 tarihli bir müsabakadan evvel Sezar bey Güllüoğlu'ndan bir kutu baklava hazırlatıp öyle gidiyor deplasmana.
1942 senesinin Mayıs ayı, bu sefer Sezar Bey ev sahibi... Otobüs seferlerindeki aksama nedeniyle Müçübey'in takımı maça üç eksikle gelebiliyor ancak, Sezar bey de bunun üzerine üç oyuncusunu oyuna sokmuyor. Ve o maç, berabere bitiyor sevgili okurlar.
1950'lerde de tarihe geçmiş maçlardan bir tanesi var: 57 senesinin Şubat ayı: Sezarbey, bizzat attığı 7 golle Müçü beyin takımını 7-1 yener o soğuk şubat gününde. Maç sonunda Müçü bey futboldan çekilme kararı verir. Ama Sezar bey onu geri döndürür. Şöyle der: "Bu memlekette futbolun ikinci bir adı yok, Müçüsüz futbol bayraksız bir millet demektir." Ve Müçübey bırakmaz.
![]() |
| Ezeli dostluk... |
Ü.K.'nın ve Hüsnü Paşa'nın sahne aldığı o meşhur maç. Sezarbey'in takımı bu iki yıldızın golleriyle rakibini 6-4 yener.
80'lerde rekabetin iyice kızışmaya başladığını görüyoruz. Ama hâlâ dostluk kendi zeminini kaybetmemiştir.
90'lar, ah o Yeşilyurt'lu yıllar... Ardından 2000'ler, Ataköyler, nihayet Bayrampaşa günleri. Ezeli dostluğun endüstriyel futbola yenildiği, her şeyin galibiyet üzerine kurulduğu o korkunç dönem... Evet, kuşkusuz şimdiki hükümetin iktidar dönemi!
Neyse, bu koşullarda hırçın bir maç beklentisiyle, tozlu arşivlerden çıkarken baktım ki, saat geç olmuş. Taksi maksi hak getire, tüm çabama rağmen maça yetişemedim. Stada vardığımda futbolcular soyunma odasına yönlenmişlerdi. Anladığım kadarıyla, yine bu hükümetin ruhuna uygun, akılda kalmayacak bir maç olmuş. Sezarbey'in galibiyet hanesine bir maç daha eklenmiş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









