6 Mayıs 2010 Perşembe

anket sonucu: Bayern-Inter finalini hangi ikili anlatsın?

"Bayern-Inter finalini hangi ikili anlatsın?" sorumuza İletişimspor Blogculuk anket çalışmalarındaki neredeyse en az katılımın gerçekleşmesi "kimse anlatmasın anasını satayım" şeklinde yorumlanmaya açık olsa da kazanan 3 oyla LÖmer-Hüsnü A. ikilisi olmuştur.

böylelikle katılımcılar, LÖmer ve Hüsnü A.'nın maçlara gelirken arabada gerçekleştirdikleri sohbetleri daha kamusal bir mecraya taşımaları gerektiği yönünde beyanda bulunmuşlardır. İletişimspor Blogculuk olarak yayıncı kuruluşa konuyla ilgili mail yazacağımızı ve gerekli girişimlerde bulunacağımızı ifade ediyoruz....

ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ

LÖmer'e açık mektup

Ben demiştim diye yazmayı sevmem. Lâkin bu LÖmer efendiye hatırlatmak gerekiyor bazen!

Olur, insan hata yapar, yanlış karar verir. Ama maç boyunca da hatasını düzeltmez mi kardeşim? Rakip daha birinci saniye niyetini belli etmiş. Bir taraftan Ozan, bir taraftan K. Kerem'le üstüne binmiş. Oyunu üstüne yüklemiş. Maç göz göre göre gidiyor! N'apıyosun sen?

Ben söyleyim istersen: hiçbir şey olmamış gibi maçı seyrediyorsun. Futboldan anlamıyorsun diyecek halim yok; başarılarını hep takdir ettik. Ancak bugün artık bir şeyler göze batıyor. Senin görmediğini ben sana anlatayım. Takımın neden ileri gidemiyor? Çünkü sen Suat'ı almış geriye yaslamışsın, Bahadır'ın yanına İtalya'dan ne demeye getirdiğini anlamadığım o Kıvanç efendiyi koymuşsun. Bu ikisinin anlaşamadığını sağır sultan biliyor. O zaman ne oluyor? Bahadır ileride yalnızları oynuyor. Bir kişi eksik kalıyorsun. Bahadır'ın geriye de yardımı yok. Geride de eksik kalıyorsun. Sonra 90 dakika senin ceza sahanda geçiyor.

LÖmer efendi, seni severim. Ama futbol sever mi emin değilim. Bugün şansın tuttu, beraberliği kurtardın. Yarın bu kafayla onu da bulamazsın; ben söylemiş olayım.

Bir notum da K. Kerem'e: Bak genç kardeşim. Gençsin, enerji dolusun, heyecanlısın. Çok güzel. Ama bu kasap gibi sağa sola girmeni gerektirmez! Yarın öbür gün biri verir eline ayağını, tıbbiyenin kapısında buluverirsin kendini!

2010 18. hafta puan durumu


5 Mayıs / Önlüklüler 3 - Önlüksüzler 3

MÜSABAKAYA DOĞRU


2010'un 18. müsabakası ulaşım sorunuyla başladı. Sebebi Fener-Trabzon kupa finali olsa gerek. Sivilceli günlerinden beri kupayı göremeyen Suzuki Hamit, bari Trabzon'un elinde göreyim diye, Lömer'le Aysuat'ı 15 dakika kadar otomobil başında bekletirken, sonucu önceden kestiren Opel Hüsnü dükkâna dahi gelmekten imtina etmişti. Böylece, bir grup insan müsabakaya ulaşmak için tren tramvay yollarında sefil perişan oldu.

Müsabaka öncesi ise, langırt turnuvasının heyecanı yaşandı. Katılmayı reddeden Müçü-V. Kerem ikilisi nedeniyle, ÜK-Ati hükmen galip ilan edilirken, diğer üç karşılaşma, dışarıdan tacizlere rağmen oynandı.

Langırt turnuvasının grubu üçe böldüğünü söylemek lazım. Bir grup işi ciddiye alıyor, bunlar kurallara düşkün, kendi maçları kadar diğer maçları da merak ediyorlar ve averaj hesapları üzerine şimdiden düşünmeye başladılar. Bu grubun belli başlıları arasında Sami, Lömer, Hüsnü sayılabilir.




İkinci bir grup işi bozmadan üstüne düşeni yapmakla yükümlü hissediyor kendini. Bu grup mensupları bırakın rakibi, kendi eşinin dahi kim olduğunu bilmiyor ama sahaya çıkıp topunu oynuyor. Önemli simalar arasında Erdoğan, Hamit, Atilla sayılabilir.

Üçüncü grup ise bu densiz organizasyonu sabote etmek peşinde. Üyeleri arasında maçları protesto edenler olduğu kadar, hem katılıp hem sabote edenler de var. Sahaya sürekli ikinci bir top atan, çaktırmadan skorbordu değiştiren bu grubun önemli şahsiyetleri Müçü ve Gemal.

MÜSABAKA:
Genç ve enerjik bir kadro kuran Önlüksüzler mutlak favoriydi. Fakat müsabaka sürekli Önlüklüler'in atıp kaçması, Önlüksüzlerin yakalaması şeklinde zuhur etti. Ama maçın tamamına yakınının Önlüklülerin kalesi önünde geçtiği söylemek gerekir. İlk kornerde, Önlüklüler adına topun başına geçen KKK yerden dışarı kullandı, gelişine vuran Aysuat golü yaptı. 10 dakika kadar sonra aynı golü Sami A. atınca durum 1-1 oldu. Bunu, Bahadır'ın yakın direk dibine vurduğu klasik şutlarından biri izledi: 2-1. İLk devre bitmeden yine Sami A. şık bir uzaktan şutla skoru 2-2'e getirdi. İlk yarı böyle bitti.


İkinci yarıda Önlüksüzler Ozan ve K. Kerem'le akınlarını yoğunlaştırırken gol yine öbür takımdan geldi. Bu kez yine KKK'nın asistini değerlendiren Atibey sahnedeydi. Golden sonra topyekûn savunma anlayışı biraz oyunu da gerdi ama, mücadele had safhadaydı. Bitime 18 dakika kala bir halı saha golü meydana geldi. İçeri şişirilen bir duran top kalecinin hatası sonucu direğe çarpıp sahaya düştü ve orada yılların fırsatçısı Hüsnü A.'nın dokunuşuyla skor 3-3 oldu. Kalan 18 dakikada da değişen bir şey yoktu; saldıran taraf Önlüksüzler, diren taraf ise Önlüklülerdi. Fakat başka gol çıkmayınca, 18. müsabaka 3-3'lük eşitlikle sona erdi.

Tek seçici: Racır LÖmer:
Önlüksüzler: Doğan Ç. (***), Hüsnü A. (**), Erdoğan (***), Ozan (**), K. Kerem (**), Hamit (**), Sami (***), V. Kerem (***).
Önlüklüler: Can (**), Kıvanç (**), Gemal (**), Suat (***), Bahadır (**), LÖmer (**), Atilla (***), Müçü(**).


Karne:
Önlüksüzler:

Doğan: Fazla iş düşmedi fakat iş düşse de eski formunun uzağında. nerde o kaplan gibi dağa taşa atlayan dev kaleci, hey gidi günler.
Hüsnü: Attığı golde fırsatçılığını gösterdi, onun dışında gösterecek fazla şey bulamadı. Zamanını markajcısı Can B. ile muhabbet ederek geçirdi, bi çayları eksikti.
Erdoğan: İyiydi ya. Pas trafiğini makul, mantıklı şekilde düzenledi.
Ozan: Kendisinden beklenen performansı gösteremese de, ilk puan kaybını yaşasa da halihazırda puan tablosunun yenilgi yüzü görmeyen tek elemanı durumunda.
K. Kerem: Savunmada başladığı oyunu orta sahada sürdürdü, yer yer ilerde gözüktü. hasılı her tarafa yetişmeye çalıştı ama çabası galibiyete yeterli olmadı.
Hamit:
Fenerbahçesinin kupa yenilgisi moralini biraz bozsa da görevini yaptı, oyun disiplininden kopmadı.
Sami: Attığı gollerle skora yaptığı katkı yıldızını parlattı. Oyundan kopmayan isimlerdendi.
V. Kerem: Son müdahaleleri yerindeydi, zamanlaması iyiydi. Otoriteler ileriye doldurduğu topların genelde auta çıkmasını basınç ölçerin kaybolması nedeniyle topun yamukluğuna bağlıyor. (Sahi o alet kimdeyse getirsin yahu!)

Önlüklüler:
Can: Maç boyunca hafta içinde bir dişçide bıraktığı 20'lik dişinin eksikliğini hissetti. Takım savunmasını iyi yapan isimlerdendi, aynı etkiyi hücumda gösteremedi.
Kıvanç: Etkisiz bir gününde olmasına rağmen iki asist yaptı. Umut Bulut sever insan olarak hücum hattında arkadaşlarıyla uyumsuzluk içinde olduğu gözlendi.
Lömer: Yapılan basit hatalar yılların teknik adamını neredeyse delirtecekti, bağırmaktan bir hal oldu. Kendi bölgesinde ise az hatayla oynadı.
Suat: Defansı toparlayan isimlerdendi ama o da hücumda yeteri kadar etkili olamadı.
Atilla: Keşiflere olsun, alemlere olsun ara verip sahalara dönmesi memnuniyetle karşılanırken attığı golle daha sonra yenilecek goldeki hatasını telafi ettiğini iddia etti. Enteresan bir insan.
Bahadır: Fener'in kupa şampiyonluğunu hiç göremeyen isimlerden olan genç oyuncu istediği pasları alamadı, istemediği pasları zaten vermedi.
Gemal: Takım kaptanlığına soyundu, kıllı bacakları ortaya çıktı. Daha ziyade kendini takımı motive etmeye verdi.
Müçü: Bütün çabalara rağmen motive olamadı, olur gibi oldu olamadı, tam olacakken pas alamadığı için olamadı, olmamışken zaten pas alamadı.

Langırt Turnuvasında ilk hafta

A GRUBU:

Kırmızı takım (KeremL.-Erdoğan) - Siyah takım (Sami-LÖmer): 5-4
Sarı takım
(Müçü-KeremÜ)- Beyaz takım(ÜK-Ati): 0-3 (hükmen)

B GRUBU:

Mor takım (can-hamit)- Yeşil takım(kıvanç-suat): 5-4
Turuncu takım (gemal-ozan)- Mavi takım(doğan-hüsnü): 1-8

Bu sonuçlara göre

A GRUBU:

1- Beyaz takım
2- Kırmızı takım
3- Siyah takım
4- Sarı takım

B GRUBU:

1- Mavi takım
2- Mor takım
3- Yeşil takım
4- Turuncu takım

29 Nisan 2010 Perşembe

ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ

Balık Baştan Kokar

Bu haftaki müsabaka önemliydi. Aşağı sıralar yukarı göz dikmiş, yukarıyı almış bir telaş... Fakat Önlüklü Önlüksüz dağılımı iyi yapılmamıştı. Bunun için belki tek seçiciyi suçlamak doğru olmaz, zira o da insan, o da gökten inmedi, o da hata yapacak. Ama benim anlamadığım şu: Şimdi iki Kıvanç ayrı iyi tamam da, birinin gözü bağlı, Koçak olanı dili de bağlı. Nasıl olacak?

Önlüklüler bariz ortasaha üstünlüğüyle başladı maça. Önlüksüzlerde kim koşacak? Sen ortasahayı bırakmışsın futbolunun son demlerindeki Erdoğan Efendi'ye! Yanına bir Hasan'ı koy, değil mi? Yok! İnadım inat, gitmiş Hüsnü'nün yanına bir de Ümid'i koymuş. Geriye Hamit'in yanına Sami'yi koşmuş ki bağlasan durmaz. Ben tribünden görüyorum, adam saha kenarında 90 dakika uyudu.

Hafta başı yazmıştım Hocam. Bu takım iyi çalışmıyor diye. Birine veriyorsun iki topu sektiremiyor. Suat var, hafta boyu idman görmemiş, padokta papyonunu düzeltiyor ayıptır söylemesi. Yahu maça mı çıkıyorsun defileye mi? Değil mi? Ama sen bu Suat'ı bile durduramıyorsan, takımı ben kurtaramam artık.

Ha! Bir sözüm de Atilla'ya. Kaç hafta oldu? Darbeye bağlı sakatlık yok? Demek ne? Demek geceleri geziyor bu çocuk. Bunu da evine bağlayacaksın. Öyle değil mi LÖmer Efendi?

2010 17. hafta puan durumu


28 Nisan / Önlüklüler 6-Önlüksüzler 4

- müsabakadan önce yapılan langırt turnuvası kura çekilişi renkli anlara sahne oldu. görevlilerin olayı izah çalışmalarına rağmen herkesin kura kâğıtçıklarına el atma denemesi ortalığı biraz karıştırsa da sükûnet kısa sürede temin edildi.

- takım eşlemelerinden kimi memnun, kimi aradığı eşi bulamamış olmanın verdiği üzüntüyle ayrılırken Hüsnü A.-Doğan Ç. eşleşmesi en güçlü takımın bu olduğu yönünde bir kanaat yarattı. nitekim İletişimspor Blogculuk olarak bunu biz daha önce yazmıştık (bkz.). ancak mavi takım olarak belirlenen bu ekibe karşı mor renkle mücadele edecek takımın oyuncularından Can B. umutsuz değil: "bizi hafife almasınlar, Hamit abim sahada uzaktan attığı golleri langırt masasında da atmaya devam edecektir."


- İzmirspor seçmelerinde aradığını bulamayan Kerem Ü. ve "biraz yalnız kalıp uzaktan şut çalışmalıyım" diyerek maçlara gelmeyen Suat A.'nın takıma dönmesi sevinç yarattı.

- eski futbolcularımızdan günümüz menajerlerinden Apo D.'nin maçı izlemeye gelmesinin transfer düşleri gören kimi oyuncuları pozitif yönde etkilediği gözlemlendi.

tek seçici: Racır LÖmer
Önlüksüzler: Doğan Ç. (**), Hüsnü A.(**), Ümit K.(***), Sami A.(*), Erdoğan Ö.(**), Hamit B.(*), Kerem Ü.(**)
Önlüklüler: Müçteba A.(****), Can B.(**), Kıvanç K.(**), Kerem L.(**), Gemal G.(**), LÖmer(**), Suat A.(***)

Maçın özeti:
Şükür kimsenin geç kalmamasıyla tam zamanında ve tam kadrolarla başlayan müsabakanın ilk dakikalarında birbirlerini tartan iki ekipten Önlüklüler yaptıkları paslarla dikkat çektiler. Buna mücadeleci ve soğukkanlı bir futbol anlayışıyla cevap veren Önlüksüzler bir ara öne geçmeyi de başardılar. Ne var ki ikinci yarıda özellikle orta sahadaki pas organizasyonu konusunda yetersiz kalan Önlüksüzler, Önlüklülerin hızlı hücumlarında zor anlar yaşamaya başladılar. Maçın son anlarına kadar bir farklı üstünlüğünü koruyan Önlüklüler, bitime az bir süre kala attıkları golle farkı ikiye çıkarıp sahadan galibiyetle ayrılmayı bildiler.

Karne:

Doğan Ç.: formsuzluğu devam ediyor. gece hayatı, içki, kumar bir futbolcuyu nasıl tüketir canlı örneği adeta.
Hüsnü A.: efor testinden önceki maç testinden pek başarılı bir sonuç elde edemedi. üç haftadır kazanamamasına sebep olarak langırta fazla düşmüş olmasını değerlendiren hayranları tepki gösteriyorlar.
Sami A.: neden saçların beyazlamış arkadaş?
Erdoğan Ö.: sana da onun gibi çektiren mi var?
Kerem Ü.: görüyorum ki her gün meyhanedesin, yaşamaya küstürüp içtiren mi var?
Hamit B.: yıllardır soruyorum bu soruyu kendime
Ümit K.: allahım bu dünyaya ben niye geldim?

Müçteba A.: geçen hafta attığı mükemmel golün bir benzerini atarak gol vuruşlarında gittikçe ustalaştığını kanıtladı. aldığı 4 yıldızdan birinin Kerem L.'nin masasından gönderildiğini ekleyelim.
Can B.: yeşilimsi-sarımsı fosforlu kıyafetini tamamlayacak parlaklıkta bir oyun sergileyemese de özellikle geriden top çıkarmakta başarılıydı.
Kıvanç K.: bilhassa rövaşata yapsam mı yapmasam mı diye düşünürken havada seyrettiği topla kendisini savunan Kerem Ü.'yü epey eğlendirdi. güçsüzdü ancak yine de golcülük işlevlerini yerine getirdi.
Kerem L.: geçen hafta giydiği doktor önlüğüyle başarılı olamayınca tekrar alışıldık Roma formasına dönerek yine çalışkan bir oyun sergiledi.
Gemal G.: geride mi ileride mi oynayacağına net bir karar veremiyor bir türlü. Çok ileri çıkan kendisini azarlıyor fakat daha sonra kendine karşı daha nazik olması gerektiği konusunda kendisini uyarıyor. Sonuçta mücadeleci yapısıyla idare ediyor.
LÖmer: 10 Mart'tan beri yapılan hiçbir maçı kaybetmiyor olması tekniğin, ustalığın ve bilgeliğin bir bileşimi olarak değerlendirilebilir kuşkusuz.
Suat A.: maç boyunca uzaktan pek şut çekmeyerek, uzaktan şut çalışmak için aldığı iznin işe yaradığını ortaya koydu.

ANKET SONUCU/ LANGIRT TURNUVASI

Anketimizin sonuçlarının da gösterdiği gibi, bir langırt turnuvası istiyor bünye. Tabi istemeyenlerimiz de var. Müçü Beyefendi, kurada Kerem Ü. Bey'le eşleştiği halde, katılmak istemediğini beyan etti. Bu durumda, Kerem Ü. Bey'in eşliğine Bahadır A. getirildi. Bu ikili de sahaya çıkamazsa, o takımın rakipleri hükmen galip sayılacaktır.

Ayrıca, eleme usulü turnuva önerimiz genel kabul görse de, azılı birileri yetersiz saydı. Ü.K.'nın önerisi içinden çıkılmayacak bir karışıklık arz ederken, Racır LÖmer'in önerdiği Şampiyonlar Ligi sistemi makul bulunmuştur. Kuralar da buna göre çekilmiştir.

Öncelikle takımlarımızı görelim:

Mavi takım: Hüsnü ve Doğan
Kırmızı takım: Kerem L. ve Erdoğan
Sarı takım: Kerem Ü. ve Müçü (Bahadır)
Mor takım: Can ve Hamit
Yeşil takım: Kıvanç ve Suat
Siyah takım: Sami ve Lömer
Beyaz takım: Atilla ve Ümit
Turuncu takım: Hasan ve Gemal

Gruplar ve fikstür ise şöyle:

A GRUBU:

1- Kırmızı takım
2- Siyah takım
3- Beyaz takım
4- Sarı takım

5 Mayıs:

Kırmızı-Siyah:
Sarı-Beyaz:

12 Mayıs

Kırmızı-Beyaz:
Sarı-Siyah:

19 Mayıs

Siyah-Beyaz:
Sarı-Kırmızı:

B GRUBU:

1- Mor takım
2- Yeşil takım
3- Mavi takım
4- Turuncu takım

5 Mayıs:

Mor-Yeşil:
Turuncu-Mavi:

12 Mayıs:

Mor-Turuncu:
Yeşil-MAvi

19 Mayıs:

Mor-Mavi
Yeşil-Turuncu

26 Mayıs günü A Grubu'nun 2.'si B Grubu'nun 1.'siyle, A Grubu'nun 1.'si B Grubu'nun 2.'siyle yarı final maçları oynar.

2 Haziran günü ise Final müsabakası oynanır.

Bu organizasyona muhalefet eden Müçbey'in yanı sıra, Sezar dostumuzdan da bir mesaj var. Aynen arz ediyoruz:

EE tabii ayaklar çalışmayınca çene çalışacak, artık o da olmadı eller çalışsın... dostlar sporda görsün...iyi ki sanal aleme bulaşmadınız maç için... Siz yakında kartların üzerinde fitbolcu resimleri olmak kaydıyla pişti de oynarsınız ( Hüsnü'nü Fenerlilerin resmini şart koşar... napsın onun da elinde o kalacak bu sene...)... Taşa dönerseniz haber edin ben de gelip bi kaç hokey atayım kafanıza bari......

22 Nisan 2010 Perşembe

Langırt Turnuvası

Yan taraftaki anketimizde burada bahsini açacağımız konuyu oylamaya sunuyoruz.

Konu şudur: Langırt turnuvası.

Şöyle olur, 16 kişi ismini yazdırır ve birer lira verir. Buradaki kurul 16 kişiyi kurayla ikişer ikişer takımlaştırır ve 8 takım ilk turda eşleşir. İlk turda 4, ikinci turda 2 ve finalde 1 maç olmak üzere, toplam 7 maça 7 lira ödenir, kalan 9 lira şampiyon ikiliye 4,5'er lira olarak takdim edilir.

Maçlar, halısaha müsabakasından evvel 2'şer maç olarak oynanır. Yani ilk tur maçlarının 2'si ilk hafta, öbür ikisi 2. hafta oynanır. Yarı final maçları 3. hafta oynanır ve final maçı 4. hafta yapılır (kendi maçının günü mevcut olamayanlar olursa, maç ve turnuva bir hafta ertelenir, n'olacak!).

Yani kısaca, kurayla seçilecek takım eşleşmeleriyle (eşleşme kurası, ilk maç günü saat 18:00'de, herkesin gözü önünde çekilecektir), bir langırt turnuvası yapmak ister misiniz? Cevabınızı, anketimizde belirtiniz.

Katılmak isteyenler listesi (liste güncellenecektir):

1- Can B.
2- Kıvanç K.
3- Ümit K.
4- Doğan Ç.
5- Hüsnü A.

2010 16. hafta puan durumu



21 Nisan / Önlüklüler 6 - Önlüksüzler 8

Onca eksiğe rağmen...

Baharın güleryüzünü gösterdiği bugünlerde, 21 Nisan günü, 2010 yılının 16. müsabakasına çıkıyoruz. Hava güzel, zemin futboldan tut, her şeye elverişli. Lâkin kar kış demeden cefakârâne top başı yapan İletişimspor futbolcusu, bu güzel günde ortalıkta yoktu.

Dile kolay: 15 müsabakaya eksiksiz çıkmış Latilla bey; 14 müsabaka devirmiş Asuat bey, ayrıca Abahadır bey, Vermut K... Her biri kendince makul, bazısı daha entelektüel bahanelerle ortalıkta yoktu. Yine de, son zamanlarda kadroya dönen Gemal bey, ara ara destek atan Ozan bey 14 kişilik asgari istihdamı sağladılar da, sporcularımız her zamanki gibi akşam saat 17:30 gibi kamp yerinden ayrılıp stadyuma doğru yola koyuldular.
Ancak büyük şanssızlık: Hüsnü Bey'in komutasındaki UHB plakalı araç park halinden seyir haline geçecekken, yolu kapayan bir başka araç yüzünden mahsur kaldı. Araç sürücüsünden haber alınamıyor, bir taraftan müsabaka saati yaklaştıkça Hüsnü Bey ve Racır LÖmer sinire kesiyordu. Sonunda araç sürücüsü gelip direksiyona yerleştiğinde, iki büyüğümüz kendisini uygun kelimelerle uyarmış, Hüsnü Bey bir de uzaklaşırken eşşoğlueşşek diye, sürücünün türünü ve ailevi durumunu tespit etmiştir. Bu tespite mukabele eden sürücü ise, Hüsnü Bey'in "ne var lan?" diye geri dönmesiyle, gazı kökleyip yolu açmıştır.

Gecikme nedeniyle ekip stada ulaştığında, çoktan gelmiş diğer ekibin kıran kırana geçen langırt maçına ancak seyirci olabildi. Ümit Bey'le Gemal Bey, anketimizin de ortaya çıkardığı iddialı ikili, Doğan Bey'le Asami Bey'in müsabakası, anketimizin işaret ettiği gibi sonuçlandı. Ümit Bey suçu eşinde bulmuş olacak, aynı ikiliye karşı yanına Hüsnü Bey'i aldı. Galbi gırılan Gemal Bey genarda göpeği Eşref Bey hakkında duygusal bir sohbete daldı. Yine de, vefalı bir eski dost olarak, Ümit Bey'in takımına destek verdi. Sıkıcı bir ortasaha mücadelesi şeklinde geçen maçı, yine anketimizin gösterdiği ikili kazanmıştır.
Langırt maçından sonra yavaş yavaş gerçek müsabakaya geçildi. Ancak son zamanların kronik sendromu, bir oyuncu müsabaka saatine yetişememişti. Bu zat, Racır LÖmer Bey'in yeğeni Kerem, ancak 15. dakikada, hekim önlüğüyle gelebildi. Bu nedenle başta yapılan modifikasyonlara girmiyoruz; nihai kadroyu esas alıyoruz. Ama şunu söyleyelim, o süreyi eksik oynayan Kerem Bey'in takımı, tamamlanana kadar 4-2 geri düşmüş, nihayet müsabakayı da 8-6 kaybetmiştir.

Tek Seçici: Racır LÖmer.

Önlüksüzler: Can B.(***), 3K(***), LÖmer(***), Müçbey(***), Ozana(****), Hasan D.(****), Erdoğan Ö(***).

Önlüklüler: Hamit B.(*), Kerem L.(**), Doğan Ç.(*), Ümit K.(**), Gemal Bey(**), Sami A.(*), Hüsnü A(*).

Maç Özeti:

Maç, Kerem Bey'in gecikmesi nedeniyle kaotik başladı; Erdoğan Ö. Önlüklü başlarken, Hamit B. önlüksüz başladı, 15. dakika formaları değiştirdiler. Bu arada skorbord 4-2'yi gösteriyordu ama, sahada çok daha derin bir fark vardı: Önlüksüzler fazla oldukları bu bölümde rakibi adeta sürklase ettiler.
Kerem Bey'in gelmesiyle oyunda denge biraz kuruldu. Ancak farkı çok açan Önlüksüzler'in skoru koruma kaygısıyla ister istemez geri çekilmesi ve tipik rehavete girmesi de bunda etkili oldu. Yine de, Önlüksüzler kendi aralarında iyi pas yaparak maç boyu birçok pozisyon ürettiler. Bir ara fark tek sayıya indiyse de, eşitliğe izin vermediler ve karşılaşmadan galip ayrıldılar. Maç sonrası Ümit K. "çok kötü maç oldu," diyerek Önlüklüler'in durumunu özetlerken, Önlüksüzler'den Kıvanç K. "6 puan değerinde maç kazandık, çok mutluyuz. Artık önümüzdeki maçlara daha iyi konsantre olacağız," dedi.

Karne:

Önlüklüler:

Hamit B.: Ortasaha desteği olmadığı için bu maçta savunma çok zorlandı. Hamit B. kendisi maç sonrası "savıunma olarak iyi mücadele ettik," dese de, bu ancak durumun vahametini anlatmıştır.
Kerem L.: Maça geç gelmesi puanını kırdı. Ayrıca, maçın o yokken oluşan farkla bitmesi, mağlubiyeti tamamen üstüne yükledi. Sahada da etkisi fazla değildi.
Doğan Ç.: Önceki gece bir barda görüntülendiği için morali bozuktu. Etkilenmediğini göstermek için aşırı konsantre olunca hiçbir topu tutamadı.
Ümit K.: İyi niyetle elinden geleni yapmaya çalıştıysa da yeterince yardımlaşamadı, istediği topları alamadı, dolayısıyla oyuna ağırlığını koyamadı.
Gemal Bey: Her zamanki gibi hırslıydu, açılan skora rağmen takımını ateşlemeye çalıştı, ancak yer yer rakibe sakatlayıcı hareketleri tepki topladı. Bu arada, savunmadan Ümit K'ya çıkardığı bir uzun top seyirci tarafından uzun süre alkışlandı.
Sami A.: Sürekli isabetsiz uzun top yaparak takımın oyun kurmasını engelledi. Savunmaya yardımcı olmadı. Maçın kötülerindendi.
Hüsnü A.: Bu maça çok iyi hazırlanmış, hatta 3 kilo vermişti. Ancak müsabaka öncesi park halinde yaşadığı stres konsantrasyonunu bozdu. İstediklerini sahaya yansıtamadı.

Önlüksüzler:

Can B.: İyi günündeydi. Rakip de dağınık ve koşmadan oynayınca rahat etti.
Kıvanç K.: Kendi deyişiyle mükemmel oynadı, inanılmazdı, süperdi, şahaneydi. Hakikaten, gol yollarında etkiliydi. Attığı 4 golle klasını gösterdi.
LÖmer: Takım iyi oynayınca, Eyüp Sultanlara koşmadan rahat bir maç bitirebildi. Tek kusuru, savunmadaki bütün topları orta mesafeli kullanma arzusuydu.
Müçteba A.: Savunmanın sağı için elzem, hücumda istekli, savunmada kaçak oyun anlayışıyla bir ekol adeta. Hatta hiçbir ekstra girişe lüzum yok, kendisi bir ekol. Attığı müthiş golle yıldızlaştı.
Ozan A.: 4. müsabakasına çıktı. 4 galibiyetle rekora koşuyor. Genlerine aykırı paslaşan ve savunmada mücadele eden yapısıyla ekstra bir aferini de hak ediyor. Fark, onun kalede olduğu dönemde kapandı.
Hasan D.: Mükemmele yakın bir maç çıkardı. Orta sahayı çok iyi kullandı, pas dağıtımını üstlendi.
Erdoğan Ö.: Formdaydı, yorulmadı. Kim sıkışsa, boşta onu gördü ve rahatladı. O da aldığı topları iyi kullandı. Yorulduğuna kanaat getirip kaleye geçme zamanlaması da hayati oldu.