3 Haziran 2010 Perşembe

ŞAMPİYON HÜSNÜ-DOĞAN

Langırt turnuvası sona erdi


Erdoğan Bey'in de nihayet teşrifiyle, bu hafta langırt turnuvasında eksik kalan son grup maçı, yarı finaller ve final oynandı. Turnuvadan sürpriz çıkmadı ve Hüsnü-Doğan ikilisinin Mavi takımı şampiyon oldu.

Bildiğiniz gibi, B Grubu favori Mavi takımın liderliğiyle sona ermişti. A Grubu'nda ise Beyaz takımla Kırmızı takım 6'şar puanda, grup finalini bekliyorlardı. Bu maçı kırmızı takım (Ümit-Ati) 7-2 kazanıp liderliği aldı. Böylece yarı finalde B Grubu'nun ikincisi Mor takımın karşısına çıkma hakkı kazandı. Turnuvanın en büyük sürprizi de o maçta gerçekleşti. Mor takım Kırmızı takımı 5-4 yendi. Bu arada yarı finalin diğer ayağında MAvi takım da Beyaz Takım'ı 9-0 gibi rekor farkla yenince finalin adı Mor-Mavi oldu.

Final heyecanı

Final maçı da büyük bir heyecana sahne oldu. Mutlak favori Mavi takım oyunda istediği üstünlüğü kuramasa da klas ayaklarıyla sonuca gitmeyi başardı vce skoru 4-2 yaptı. İş bir gole kalmışken seyircinin desteğiyle hareketlenen Mor takım önce 4-3, sonra 4-4 yaptı. Fakat tecrübe o vakit ortaya çıktı ve sinsi bir gol müsabakayı 5-4 Mavi takım lehine çevirdi. Böylece birinci geleneksel Bayrampaşa langırt turnuvasının şampiyonu Mavi takımla Hüsnü ve Doğan beyler oldu. Kutlarız. Mor takım ise gösterdiği mücadeleden dolayı tebrik edildi.

Maç sonuçları ve puan tablosu:






FİNAL:

Mavi Takım-Mor Takım: 5-4

YARI FİNAL:

Beyaz Takım-Mavi Takım: 0-9

Mor Takım-Kırmızı Takım: 5-4

A GRUBU

Kırmızı-Siyah: 5-4
Sarı-Beyaz: 0-3
Kırmızı-Beyaz: 2-7
Sarı-Siyah: 0-3
Siyah-Beyaz: 2-7
Sarı-Kırmızı: 0-3

B GRUBU

Mor-Yeşil: 5-4
Turuncu-Mavi: 1-8
Mor-Turuncu: 7-2
Yeşil-Mavi: 3-6
Mor-Mavi: 2-7
Yeşil-Turuncu: 5-4

27 Mayıs 2010 Perşembe

ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ

Takke düştü kel göründü

Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. Racır LÖmer teknik direktör falan değil kardeşim! Diyeceksiniz 40 yıllık hoca, geçmişi başarılarla dolu... Ben de size derim ki, o eskidendi. Futbolda dün yoktur, bugün vardır. Ben bugüne bakarım.
Bugün bakıyoruz, en dinamik rakibin karşısına en yaşlı kadroyu sürüyor. Top tekniği yüksek bir kadro çıkartıyor, zannediyor ki rakip bu sıcakta koşacak, dili sarkacak, o bir top atıp işi bitirecek. Ama ne oluyor? LÖmer'in klasları, koşan gençlerin karşısında nal topluyor. Senin takımında herkes general, öbür taraf asker kaynıyor. Tamam, general iyidir, akıllıdır ama, o kadar generali bir arada ne yapacaksın? Bakıyorsun öbür tarafa, Suat'ı koymuş merkeze, etrafına askerleri donamış, herkes çalışıyor, takım takır takır oynuyor. Öyle düzende Kıvanç bile gol atıyor. Senin takımında topu alan gidiyor, kaptırıyor, kaptırınca geri gelip pozisyon alan yok! Kaptırdığın her top kalende gol oluyor. Sen kenarda uyuyorsun.
Uyuyorsun LÖmer! Kaç haftadır seni bu köşeden ikaz ediyorum. Cin olmadan şeytan çarpma. Kimsenin aklına gelmeyen şeyi yapacam diye, aklın yolunu şaşırdın. Kıyamete gidiyorsun. Bu gidişle seni ben bile kurtaramam.

ANKET SONUCU:

Tek seçicinin dokunulmazlığı hakkında düzenlediğimiz ankette 2 kişi bu dokunulmazlığın yasalara aykırı olduğunu belirtmiş. Ama genel kanı, tek seçicinin dokunulmuzlığını savunuyor: Müdahaleyi 3 kişi ayıp, 2 kişi çirkin, 1 kişi ise günah buluyor.



Bu durumda, mümkünse futbolcuların bir kişiye "tek seçicilik" koltuğunu vermesi, ancak ondan sonra karara müdahale etmemesi gerekiyor. Durum budur.

2010 21. hafta puan durumu




26 Mayıs / Önlüksüzler 14 - Önlüklüler 5

- langırt turnuvasının kimi resmi maçlarının yapılabildiği günlerden birisi olması hasebiyle maç öncesinde yine langırt heyecanı vardı. müsabakalar sonucunda bir üst tura çıkmayı garantileyen takımlar belli oldu: Ümit-Atilla, Kerem L.-Erdoğan Ö., Hüsnü A.-Doğan Ç., Can B.-Hamit B.

- İletişimspor Blogculuğun fotoğraf stokları tükendiği için, elindeki ultraüstün telefon teknolojisine başvurduğu Müçü'nün çektiği fotoğrafları olsun, video görüntülerini olsun göndermemesi İletişimspor Blogculuğun fotoğraf sıkıntısının bir süre daha süreceğini gösteriyor.

- maç öncesi yaşanan kadro krizi çabuk aşıldı: büyük başkan kadroyu yazarken Hamit'i iki kere yazdığı için toplam 15 futbolcu olduğunun anlaşılması "haydaaaa" nidalarını beraberinde getirirken, daha sonra Sami'nin hiç yazılmadığı ortaya çıkınca takımların sekizerden kurulmasının yolu açılmış oldu.

tek seçici: Racır LÖmer
Önlüksüzler: Gemal G. (****), LÖmer (***), Suat A. (****), Atilla L. (***)Cem T. (****),Kıvanç K. (***), Kerem L. (****), Kerem Ü.(***)
Önlüklüler: Can B. (*), Müçteba A. (*), Erdoğan Ö. (**), Sami A. (*), Hamit B. (*), Ümit K. (*), Hüsnü A. (*), Bahadır A. (*)

maçın özeti
limonata gibi havaların yerini bildiğin sıcak havaların aldığı günlerde futbolcuların nasıl performans sergileyeceği soru işaretiydi. nitekim takımlardan birinin bundan çok fena etkilendiği gözlendi: Önlüksüzlerin hırslı, şevkli, arzulu futboluna cevap vermekte zorlanan Önlüklüler, maçın başında biraz kıpırdanıp ilk yarıda farkı 3 golde tutmayı başarsalar da ikinci yarıda tamamen bittiler. Önlüksüzler oyun tarzlarını ikinci yarıda da bozmayarak tarihi bir farka imza atarken, özellikle kendi kalelerine attıkları gollerle dikkat çeken Önlüklülerin sıcaktan ve kadro yapısından şikayetçi oldukları gözlendi.


karne:
Gemal G.: son haftalardaki en iyi performanslarından birini sergiledi. hücumda da savunma da da istekliydi.
LÖmer: savunmada hiç aksamayarak görevini başarıyla yerine getirdi.
Suat A.: tam bir görev adamı modundaydı. ileriye hiç çıkmayarak oyunu geriden toparladı. üstelik uzaktan da hiç şut çekmedi.
Atilla L.: biz ne demiştik, "o ne top tekniği" demiştik. nitekim adeta çakma Brezilyalı performansı sergilediği maçta günün başarılı isimlerindendi.
Cem T. : askerden dönen genç oyuncu ordu milli takımında oynamanın verdiği kondisyonla sahanın etkili isimlerinden birisi oldu.
Kıvanç K.: doğru yerde doğru zamanda olmasına rağmen rakip defans oyuncuları bir adım önce davranıp kendi kalelerine gol atmayı başararak, 3k'nın gol sayısının düşük olmasına yol açtı.
Kerem L.: hücum organizasyonlarındaki etkisi skora yansıdı. çalışkanlığının semeresini puan tablosunda liderlik koltuğunu kimseye bırakmayarak da alıyor.
Kerem Ü.: Diyarbakır seyahati dönüşü sahalara dönüşü de başarılıydı. hatasız oynadı, golünü de atarak oyununu taçlandırdı.

Can B.: sıcaktan etkilendiğini söyleyen oyuncuların başında geliyordu, maçın sonlarına doğru kaleye geçerek gölgelik bir yer aradı. ibrahim tatlıses'ten "yorgunum dostlarım" adlı eseri tüm takım arkadaşlarına hediye ediyor.
Müçteba A.: "düşe kalka çıktım ben bu yokuşa / yalvardım benimle gelen olmadı"
Erdoğan Ö.: "kaç kere yıkılıp düştüm yerlere / yalvardım elimden tutan olmadı"
Sami A.: "söylenecek gibi değil dostlarım / bu yüzden suskunum bu yüzden durgun"
Hamit B.: "neler çektim neler neler dostlarım / bu yüzden mutsuzum bu yüzden yorgun"
Ümit K.: "(yorgun) yorgunum (yorgun) yorgunum / (yorgun) yorgunum (yorgun) yorgunum"
Bahadır A.: "yeter artık diye diye inledim / haykırdım sesimi duyan olmadı"
Hüsnü A.: "yıllarca acıyla dertle savaştım / halin diye soran olmadı."

26 Mayıs 2010 Çarşamba

LANGIRT TURNUVASINDA SON DURUM

Langırt turnuvasının bütün maçları oynandı, biri hariç. O da, Erdoğan Bey'in katieyn iştirak etmemesi nedeniyle bir türlü oynanamıyor. Erdoğan Bey'in rakibi Beyaz Takım'ın kaptanı Ümit Bey duruma çok öfkeli. Devamlı özel maç yapmaktan sıkıldığını söyleyen Bey, Erdoğan Bey'in yerine birinin bulunmasını, aksi takdirde uygun bir fiyata başka takımların defansını toplayacağını söyledi.

Eksik maça rağmen turnuvada yarı finale kalacak dört ekip belirlendi. Kalan tek maç eşleşmeler açısından önemli, bilindiği gibi birinciler diğer grubun ikincileriyle eşleşiyor. Şimdi B Grubu'nun birincisi Mavi takım, A Grubu'nun son maçını bekliyor. Sıkıntı yaratan konu, maçlara yetişemeyen Erdoğan Bey'in takımının da yarı finali garantilemesi.

Turnuvada son durum aşağıdaki gibi:
A GRUBU

Kırmızı-Siyah: 5-4
Sarı-Beyaz: 0-3
Kırmızı-Beyaz: ___
Sarı-Siyah: 0-3
Siyah-Beyaz: 2-7
Sarı-Kırmızı: 0-3

B GRUBU
Mor-Yeşil: 5-4
Turuncu-Mavi: 1-8
Mor-Turuncu: 7-2
Yeşil-Mavi: 3-6
Mor-Mavi: 2-7
Yeşil-Turuncu: 5-4


21 Mayıs 2010 Cuma

ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ

LÖmer Harikalar Diyarında

Hafta arası gazetelerde okudum. Efendim LÖmer bey boğmaca olmuşlar, tifoya yakalanmışlar, anjinden mustaripmişler, falanmış, filanmış... Hadi ordan. Benim küçük serçelerim boş mu duruyor? İstihbarat hemen geldi: LÖmer bey eleştirilerden bunalmış Diyarbakır'a kaçmış!

Mazaret bahane, ben neticeye bakarım. Yılın en önemli maçlarından birinde LÖmer efendi takımını yalnız bırakıp Diyarbakır'a kaçamaz. Eleştiri bu işin içinde vardır. kaldıramıyorsan yapmayacaksın.

Sonuçta bu takım sahaya hocaları başlarında olmadan çıktı mı? Çıktı. Yenildi mi? Hem de nasıl! O zaman suçlu sensin LÖmer Efendi. Hiç kıvırtmaya, lafı eğip bükmeye kalkma.

Maça gelince. Rakip iyi organize olmuş, toplu hücum toplu savunma yapan bir takım. Ha, çok süper takım mı? Değil. Ama futbolla dalga geçmiyor, asgari gerekliliği yerine getiriyor. Senin takımın ne yapıyor? Al gülüm ver gülüm. Orta saha basmıyor, forvet kaleye gidemiyor. Savunma desen evlere şenlik. Niye? Çünkü kenarda disiplininden korktukları bir hoca yok. Nerde o? Diyarbakır'da. Bence kal orada Hoca. Artık bu takıma faydan değil, zararın dokunuyor.

2010 20. hafta puan durumu




19 Mayıs / Önlüksüzler 6-Önlüklüler 3

Bayram havasında müsabaka

19 Mayıs'ın tatil olması nedeniyle İletişimspor camiasının kadro kuramayacağını düşünenler yine büyük yanılgı içerisindeydiler. Dışarıdan bir takviyeyle 14 bile değil, 16 kişi top başı yaptı.

Okul tatilini vesile bilip gelen eski dost Ender Ö'nün katılması sevinçle karşılandı.

Sahanın boş olması sebebiyle bu hafta langırt turnuvasına ara verildi, doğrudan esas maça geçildi.

Fakat daimi tek seçici LÖmer'in Diyarbakır'da olması kadro dizaynında sıkıntı yarattı. Görev tebliğ edilen Can B. soyunma odasına giderken silahlı bir çete tarafından kıstırılıp elindeki kadro kâğıdı alınmak suretiyle taciz edildi. Daha sonra çetenin bu kâğıdı Doğan Ç.'ye ulaştırdığı ve kadroyu Doğan Ç.'nin oluşturduğu öğrenildi.

Bu dahi başlıbaşına bir sorun oldu. Saha içerisinde Kerem L.'nin başını çektiği bir grup ayaklanıp yasadışı eylemlerde bulunmaya başladı. Ayaklanmayı farkeden Hüsnü A. kolluk kuvvetlerini olay yerine gönderip göstericilerle diyaloga girdi. Sami A. ve Erdoğan Ö.'nün yer değiştirmesi üzerinde anlaşma sağlanınca öfkeli grup dağıldı ve müsabaka başladı.

Yeni transfer farkıyla

Maç öncesi kadro münazarası kuşkusuz, ilk defa forma giyen Barış Bey'in performansı öngörülmeden yapıldı. Maç başlayınca görüldü ki, kâğıt üzerinde (defans) ibaresiyle tanıtılan bu genç hayli kabiliyetli, üstelik güçlü kuvvetli bir yıldızmış. Oyuna kâğıt üstündeki mevkiinde başladığı için ilk bölümde kesici vazife gördü. Rakibin Hüsnü A.'yla bulduğu golden sonra ileriye destek vermeye başladı. Bu sırada menajeri Bahadır A.'yla gayet iyi anlaştığı, hatta menajerinin de performansını yükselttiği gözlendi. İkili kendi aralarında oyunu şekillendirirken, gol iştahı kabarık başka bir takım oyuncular "topla buluşamıyoruz, bari ayak altında durmayalım" olgunluğuyla geri mevzilere doğru çekildiler. Oluşan boşluğu ise kuşkusuz Gemal Bey hevesle doldurdular.

Maç özetle, Önlüksüz takımın üstünlüğüyle geçti. İkinci yarıda Ozan A.'ya yakın markaj görevi verilip denge bir miktar sağlandıysa da, rakip kalede etkili olamayan ve beraberlik golünü bulamayan Önlüklüler son 5 dakikada çözüldüler. Karşılaşmayı 6-3 Önlüksüler kazandı.

Tek seçici: Doğan Ç.

Önlüksüzler: Ender Ö.(****), Hamit B.(***), Kemal GG.(***), Barış(****), Kıvanç K.(*), Erdoğan Ö.(***), Kerem L.(***), Bahadır A.(**).
Önlüklüler: Doğan Ç.(*), Suat A.(***), Müçteba A.(*), Sami A.(**), Ozan A.(***), Hüsnü A.(**), Can B.(*), Atilla L.(***).

Karne:

Önlüksüzler:

Ender Ö.: Karşılaşmaya ailesiyle gelen tecrübeli kaleci maç boyu her kurtarıştan sonra kenara bakarak gönülleri fethetti.
Hamit B.: Son haftalarda performansı yükseliyor. Takımın sadece 3 gol yemesinde rolü büyüktü.
Kemal GG.: Disiplinli oynadı, görev bilinci yüksekti. Tatlı sert futbolunu sakallı kel fiziğiyle süsledi.
Barış: Genç oyuncu bilhassa sert ortaları ve şutlarıyla dikkat çekti. Attığı 3 golle yıldızlaştı.
Kıvanç K.: Gol atamadığı ender maçlardan birini izledik. Maç sonunda "hiç gelmeyen sevgiliyi bekler gibi bekledim o topu" diyen bakışları vardı.
Erdoğan Ö.: Sıcağın etkisiyle herkeste bir performans düşüşü yaşanırken emektar Erdoğan'daki yükseliş şaşırtıcı. Sahanın iyilerindendi.
Kerem L.: Takımına liderlik etmeye niyetlendiği, maç öncesindeki kalkışmasından anlaşılıyordu. Etkili oynadı ve çok istediği 3 puanı tırnaklarıyla kopardı.
Bahadır A.: Arkadaşının gelmesiyle her zamankinden daha hevesli oynadı.

Önlüklüler:

Doğan Ç.: Kurduğu kadronun modifiye olması moralini bozdu, kalesinde özgüven vermedi.
Suat A.: Savunmada iyiydi ama takımın ilerideki yetersizliği ve etkisizliği karşısında çılgına döndü. O işi de üstüne almaya kalkınca yoruldu, sinirleri gerildi. Yine de takımının iyilerindendi.
Sami A.: İyi niyetli oynadı. Ancak kaptırdığı top oyunu kopartan gole sebebiyet verdiği için notu düştü.
Müçteba A.: Pek ortalıkta görünmedi. Rakipten ziyade savunmadaki partneri Suat'la mücadele ederken göze çarptı.
Can B.: Akşamdan kalmalığı hiç çekilmiyor. Ortasahaya hiç basamadı, adeta süründü.
Ozan A.: Çok çalıştı ama düşük ortasahayı ayakta tutmak yerine sık sık ileride kaldığı için o da yenilgide rol oynadı.
Hüsnü A.: İstediği topları alamadığı için fazla etkili olamadı ama istediği bazı topları da topa doğru zahmet etmediği için alamadığı gözlerden kaçmadı.
Atilla L.: Ozan ve Can Beyler ortalıkta olmayınca ortasahayı ayakta tutma işi ona kaldı. Görev takibine laf yok. Attığı şandel kafa golü de oldukça şıktı.

ANKET SONUCU

Koltuk takımıyla daha bile güzel olur!

Demek böyle bir dert varmış. Hüsnü Bey'in maçlara sandalyeyle çıkmasını konu alan anket, en yüksek katılımı aldı. Anketten anladığımız, kurucu babanın maçlara sandalyeyle çıkması performansında en azından bir gerileme yaratmayacaktır: 5 kişi bir şey değişmeyeceğini söylüyor. 7 kişi ise değil sandalye, koltuk takımıyla katılmasından yana. Sadece iki kişi "gol yollarında tıkanıklık oluşacağı"ndan korkmuş. Fakat "daha etkili olur" seçeneği de hiç rağbet görmemiş. Herhalde, kamuoyu sonuçta bir fark olmayacağını söylemek istiyor, şeklen bir tercihte bulunuyor.

13 Mayıs 2010 Perşembe

anket sonucu: Fenerbahçe'yi kupa kazanırken görmek hangisine nasip olmuştur?

"Fenerbahçe'yi kupa kazanırken görmek hangisine nasip olmuştur?" sorumuza "Kıvanç K." doğru cevabı veren 6 katılımcımızı yürekten kutluyoruz. bu, takımımızdaki tarih bilincinin gelişmişliğinin de bir yansımasıdır.

"Ozan A." cevabı veren tek katılımcımıza ise 1992 doğumlu bu gencimizin doğduğu sene kupa şampiyonun Gassaray olduğunu hatırlatmayı bir borç biliriz.

ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ

Aklın yolu bir

Bu köşede sürekli yazdık çizdik. Her ne kadar “bihaber” ayağına yatsa da, LÖmer Bey’in bu satırları okuduğu ortaya çıkıyor. Kendisi kariyerli bir hoca olabilir ama ben de tevazuyu çok sevmem, zira gerçek sanılabilir korkarım: 48 yıldır bu işi yapıyorum ve ben de en az onun kadar bu işi bilirim.

Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Okuduğun gazete satırlarından feyz aldığını saklayacaksın diye kulağını tersten göstermeye hele, hiç hacet yok! Aklın yolu bir, LÖmer efendi. Bak, K. Kerem’in karşısına Ozan’ı çekince nasıl düzeldi işler. Takım tıkır tıkır oynamaya başladı. Bir geçen haftaki maça bak, bir de bu haftakine. El freni çekilmiş, ileri kıpırdayamayan bir takım nasıl oldu da bu hafta kardelenler gibi açtı?

El frenini çeken bizzat sen, gördün bırakınca neler olduğunu! Kanatlar çalışmaya başladı, ortasaha rahatladı, oyun rakip yarı alana yığıldı. Üstelik, inatla Atilla’nın önüne sürdüğün Gemal, tabiatı gereği, sana nispet ederce geri geri çekilip oyundan koptuğu, takımını tam 50 dakika bir kişi eksik oynattığı halde, bu sefer galibiyeti kaçıran sendin. Ben tabelacı yazarlardan değilim. Beraberliğe rağmen, hatalarından döndüğün için seni tebrik ederim.

Fakat hâlâ bazı ufak tefek kusurların altını çizmem gerekiyor: O Gözlüklü forveti yine sürmüşün ileri. Dua et hasbelkader beraberlik golünü attı. Ama üç haftadır yazıyorum buradan, o adamdan futbolcu olmaz. Sen o adamda ısrar edersen, futbolun hakikati sende ısrar etmez bilesin. Arjantin’den Nartallo diye bir kazulet gelmişti, bilmem hatırlar mısın. Bu ondan da bomba!

İkincisi, bu takım doğru dürüst şut çekmiyor. Topu eveleyip geveliyor, yan pas yapıyor, sonuca gidemiyor. Hiç mi aklına gelmez kenardan şut atın diye bağırmak!