10 Haziran 2010 Perşembe

YENİ LANGIRT TURNUVASI BAŞLADI

Eşleşmeler heyecan yarattı

Doğan ve Hüsnü beylerin şampiyonluğuyla biten birinci geleneksel langırt turnuvası ağızlarda hoş bir tat bırakmış olacak ki, ikinci turnuva daha büyük bir heyecan ve ilgiyle başladı. Vaktiyle turnuvaları sabote etmeye çalışan bir kısmın dahi yeni turnuvada oynamak için yer ayırttığı gözlerde kaçmadı.

Ve Hüsnü Bey'in yaptığı çekilişle yeni turnuvanın startı verildi. Hüsnü Bey bu kez Kemal Gökhan'la eşleşirken Doğan Bey isim benzerliğinden Erdoğan Bey'le eşleşti. İlk turnuvada kural hatalarıyla haklarının yendiğine inanan LÖmer-Sami çifti de ayrıldılar, LÖmer bu kez askerden yeni dönen Cem beyle eşleşirken Sami bey ise kendine Kıvanç beyi buldu. Yeni eşinden hayli memnun gözüken Kıvanç bey bu kez turnuvada finali hedeflediğini söylüyor.

Turnuvanın ilgi çekici eşleşmelerinden bir ise, Atilla Bey'le Kerem Ü BEy oldu. İkili daha ilk müsabakada saç saça girdi.

İşte son durum:

TAKIMLAR:

a) Suat-Kerem
b) Hamit-Ümit
c) Hüsnü-Kemal
d) Sami-Kıvanç
e) Müçü-Can
f) Atilla-Kerem Ü.
g) Doğan-Erdoğan
h) Ömer-Cem

FİKSTÜR:

GRUP AŞAMASI:

9 Haziran 2010:

SUAT - SAMİ: (3-6)
ATİLLA - DOĞAN: (2-7)
HAMİT- HÜSNÜ: (____-____)
MÜÇÜ - ÖMER: (____-____)

PUAN DURUMU:


16 Haziran 2010:

SUAT - HAMİT: (____-____)
MÜÇÜ - ATİLLA: (____-____)
HÜSNÜ - SAMİ: (____-____)
DOĞAN - ÖMER: (____-____)

23 Haziran 2010:

SUAT - HÜSNÜ: (____-____)
MÜÇÜ - DOĞAN: (____-____)
SAMİ - HAMİT: (____-____)
ATİLLA - ÖMER: (____-____)

YARI FİNALLER:

30 Haziran 2010:

A GRUBU LİDERİ (_________) - B GRUBU İKİNCİSİ (__________):(____-____)
A GRUBU İKİNCİSİ (_________) – B GRUBU LİDERİ (___________):(____-____)

FİNAL:

30 Haziran 2010:

4 Haziran 2010 Cuma

Haşmet Yılmazcan'la "Tatlısert Futbol"

HAYAT BİR TOP GİBİ YUVARLANIRKEN SÖYLENEN SICAK BİR MERHABA...

ben uzun yazmayı sevmem...
***
diyeceğimi ortaya derim; beğenen alır, beğenmeyen ortada bırakır...
***
fakat ortada bırakanlar sonra üzülürse ona da bir şey yapamam.
***
zaten hayat, bir rembrand tablosundaki hüznü yakalamaktan başka nedir ki?
***
arkadaşlar sağolsunlar beni "usta spor yazarı" olarak lanse etmişler. kalemim kuvvetlidir ama önemli olan yürekteki kuvvet değil midir?
***
evet, Suat A. için o sözleri diyen yazarım ben: "skoru bilmeyen biri Suat'ın uzaktan şut çektiğini görünce takımının geride olduğunu anlar."
***
merak etmeyin, hepinize laflar hazırladım. hepinize yetecek kadar sözüm var.
***
sözler, gece ayışığında rakseden ateş böcekleri gibidir zaten.
***
futbolla, romantizmi bir araya getiren; ustalarımdan (özellikle yılmaz özdil, haşmet babaoğlu ve bilgin gökberk'i anmak istiyorum. beni yazmaya teşvik eden abbas balaban abimin yeri ise apayrıdır elbet) öğrendiklerimi kendi küçük dünyamla harmanlayıp sizlere aktaran; korkusuz yazılar olacak bunlar.
***
o kadar...
***
ve merhaba...

2 Haziran / Önlüksüzler 10 - Önlüklüler 6

- İletişimspor'un müsabaka öncesinde tam kadro yerini almış olması, langırt turnuvasının nihayetlenmesini sağladı. Erdoğan Ö. sahaya erken gelerek gösterdiği özverili davranışı nedeniyle tebrikleri kabul etti.

- langırt turnuvasında sahadan çekilen tek takımın oyuncularından Müçteba A.'nın sonradan langırta duyduğu ilgi gözlerden kaçmıyor. Müçü'nün sonraki turnuvada kendisine eş olarak ısrarla Kıvanç K.'yı istemesi "çocukta kimsenin görmediği cevheri mi gördü acaba?" dedirtti.

- kaleci Doğan Ç.'nin müsabakaya eşini getirmesi, "daha önce diğer kaleci Ender de çocuğunu getirmişti, kaleciler arasındaki rekabet üst düzeyde demek" yorumlarına yol açtı.

Tek Seçici: Racır LÖmer
Önlüklüler: Gemal G. (**), LÖmer (**), Suat A. (***), Atilla L. (*), Cem T. (**), Kıvanç K. (*), Erdoğan Ö. (**)
Önlüksüzler: Doğan Ç. (***), Can B. (***), Kerem L. (****), Müçteba A. (***), Hamit B. (***), Ümit K. (***), Hüsnü A. (***)

maçın özeti
yazarımız Abbas Balaban'ın eleştirilerine kulaklarını tıkadığı mı yoksa bunları ciddiye mi aldığı tam olarak anlaşılamayan Lömer'in, geçen haftaki kadroya yaptığı küçük dokunuşlarla sahaya dizilen takımlar (Kerem L.-Erdoğan Ö. değişikliği, Bahadır'ın yokluğunun kaleciyle doldurulması) maça birbirlerini tartarak başladılar. ne var ki, zaman geçtikçe oyuna hakimiyetlerini koyan Önlüksüzler skoru 6-1'e kadar getirmeyi başardılar. oyunun ikinci yarısında kısa bir süre ciddi bir toparlanma sürecine giren Önlüklüler peşpeşe buldukları üç golle farkı kapatmaya başlayıp Önlüksüzleri dağılma noktasına getireseler de oyunu tekrar soğutup gol bulmayı başaran Önlüksüzler farkın kapanmasına izin vermeyerek sahadan galibiyetle ayrıldılar.

karne:
Gemal G.: etkisiz bir günündeydi. maç öncesi yaşadığı "cüzdanım, cüzdanımmm, cüzdanımmm nerdeee" gerginliğinin yer yer sahaya yansıdığı görüldü.
LÖmer: haftalar değil, aylar sonra yenilgiyle tanışarak hüznü tattı. kendisini eleştiren Abbas Balaban'a cevap hazırlıkları içinde olduğu gelen duyumlar arasında.
Suat A.: "skoru bilmeyen biri Suat'ın uzaktan şut çektiğini görünce takımının geride olduğunu anlar." usta spor yazarlarından birinin söylediği bu sözlerinin doğru olduğu bir kez daha kanıtlandı.
Atilla L.: sergilediği futbol gece gezmelerinden başını kaldırmadığı yolundaki söylentilerin ispatı gibiydi.
Cem T. : geçen haftanın parlak ismi, parlaklığını aynı hızla kaybetti.
Kıvanç K.: rakibin kendi kalesine gol attırmayı beceriyor da kendisi gol atamıyor.
Erdoğan Ö.: takımda mücadele eden isimler arasında olmasına rağmen çabası yeterli olmadı.


Doğan Ç.: eşinin tribünden verdiği destekle iyi bir maç çıkardı.
Can B.: arkadaşlarına verdiği "al da at" paslarının neticesiz kalmasına biraz canı sıkılsa da bilhassa oyundan düştükleri dakikalarda takımı toparlayan isimdi.
Müçteba A.: başarılı bir müsabaka çıkardı. zaferden memnuniyetini maç sonunda yaptığı ""iyi oynadık bea" açıklamasıyla gösterdi.
Kerem L.: puan tablosunun zirvesindeki isim buraya hak ederek geldiğini gösteren bir oyun sergiledi.
Hamit B.: oynadığı hatasız oyun arkadaşları tarafından da takdir gördü.
Ümit K.: maçın başlarında girdiği bir ikili mücadelde yerde yuvarlanıp sakatlanması oyununu etkilese de ileri uçta iyi işler yaptı.
Hüsnü A.: yılların tecrübesiyle üzerine düşen görevleri yerine getirdi, gollerini attı.

2010 22. hafta puan durumu


3 Haziran 2010 Perşembe

ANKET SONUCU: ERDOĞAN'A ÇAY YOK

4 Hafta çay yasağı

Kişisel kaprisleriyle langırt turnuvasının sürmesine engel olan Erdoğan Bey kamuoyunca suçlu bulundu ve cezası anket yoluyla hükme bağlandı. Buna göre, Erdoğan Bey 4 hafta boyunca maç sonlarında çay içemeyecek.

Bu arada "3 hafta arabada rock dinlesin" yüksek oy aldı, "2 hafta mecidiyeköy trafiğine girsin" seçeneği ise mecidiyekö yolcusu çok yok diye muhtemelen, daha az oy aldı. En sert ceza "2 hafta tek top oynasın" ise, çok zalim bulunduğu için oy alamadı. Erdoğan Bey suçsuz olduğunu belirtmekle birlikte, diğer cezalara bakınca sonuca sevindiğini söylüyor.

ŞAMPİYON HÜSNÜ-DOĞAN

Langırt turnuvası sona erdi


Erdoğan Bey'in de nihayet teşrifiyle, bu hafta langırt turnuvasında eksik kalan son grup maçı, yarı finaller ve final oynandı. Turnuvadan sürpriz çıkmadı ve Hüsnü-Doğan ikilisinin Mavi takımı şampiyon oldu.

Bildiğiniz gibi, B Grubu favori Mavi takımın liderliğiyle sona ermişti. A Grubu'nda ise Beyaz takımla Kırmızı takım 6'şar puanda, grup finalini bekliyorlardı. Bu maçı kırmızı takım (Ümit-Ati) 7-2 kazanıp liderliği aldı. Böylece yarı finalde B Grubu'nun ikincisi Mor takımın karşısına çıkma hakkı kazandı. Turnuvanın en büyük sürprizi de o maçta gerçekleşti. Mor takım Kırmızı takımı 5-4 yendi. Bu arada yarı finalin diğer ayağında MAvi takım da Beyaz Takım'ı 9-0 gibi rekor farkla yenince finalin adı Mor-Mavi oldu.

Final heyecanı

Final maçı da büyük bir heyecana sahne oldu. Mutlak favori Mavi takım oyunda istediği üstünlüğü kuramasa da klas ayaklarıyla sonuca gitmeyi başardı vce skoru 4-2 yaptı. İş bir gole kalmışken seyircinin desteğiyle hareketlenen Mor takım önce 4-3, sonra 4-4 yaptı. Fakat tecrübe o vakit ortaya çıktı ve sinsi bir gol müsabakayı 5-4 Mavi takım lehine çevirdi. Böylece birinci geleneksel Bayrampaşa langırt turnuvasının şampiyonu Mavi takımla Hüsnü ve Doğan beyler oldu. Kutlarız. Mor takım ise gösterdiği mücadeleden dolayı tebrik edildi.

Maç sonuçları ve puan tablosu:






FİNAL:

Mavi Takım-Mor Takım: 5-4

YARI FİNAL:

Beyaz Takım-Mavi Takım: 0-9

Mor Takım-Kırmızı Takım: 5-4

A GRUBU

Kırmızı-Siyah: 5-4
Sarı-Beyaz: 0-3
Kırmızı-Beyaz: 2-7
Sarı-Siyah: 0-3
Siyah-Beyaz: 2-7
Sarı-Kırmızı: 0-3

B GRUBU

Mor-Yeşil: 5-4
Turuncu-Mavi: 1-8
Mor-Turuncu: 7-2
Yeşil-Mavi: 3-6
Mor-Mavi: 2-7
Yeşil-Turuncu: 5-4

27 Mayıs 2010 Perşembe

ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ

Takke düştü kel göründü

Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. Racır LÖmer teknik direktör falan değil kardeşim! Diyeceksiniz 40 yıllık hoca, geçmişi başarılarla dolu... Ben de size derim ki, o eskidendi. Futbolda dün yoktur, bugün vardır. Ben bugüne bakarım.
Bugün bakıyoruz, en dinamik rakibin karşısına en yaşlı kadroyu sürüyor. Top tekniği yüksek bir kadro çıkartıyor, zannediyor ki rakip bu sıcakta koşacak, dili sarkacak, o bir top atıp işi bitirecek. Ama ne oluyor? LÖmer'in klasları, koşan gençlerin karşısında nal topluyor. Senin takımında herkes general, öbür taraf asker kaynıyor. Tamam, general iyidir, akıllıdır ama, o kadar generali bir arada ne yapacaksın? Bakıyorsun öbür tarafa, Suat'ı koymuş merkeze, etrafına askerleri donamış, herkes çalışıyor, takım takır takır oynuyor. Öyle düzende Kıvanç bile gol atıyor. Senin takımında topu alan gidiyor, kaptırıyor, kaptırınca geri gelip pozisyon alan yok! Kaptırdığın her top kalende gol oluyor. Sen kenarda uyuyorsun.
Uyuyorsun LÖmer! Kaç haftadır seni bu köşeden ikaz ediyorum. Cin olmadan şeytan çarpma. Kimsenin aklına gelmeyen şeyi yapacam diye, aklın yolunu şaşırdın. Kıyamete gidiyorsun. Bu gidişle seni ben bile kurtaramam.

ANKET SONUCU:

Tek seçicinin dokunulmazlığı hakkında düzenlediğimiz ankette 2 kişi bu dokunulmazlığın yasalara aykırı olduğunu belirtmiş. Ama genel kanı, tek seçicinin dokunulmuzlığını savunuyor: Müdahaleyi 3 kişi ayıp, 2 kişi çirkin, 1 kişi ise günah buluyor.



Bu durumda, mümkünse futbolcuların bir kişiye "tek seçicilik" koltuğunu vermesi, ancak ondan sonra karara müdahale etmemesi gerekiyor. Durum budur.

2010 21. hafta puan durumu




26 Mayıs / Önlüksüzler 14 - Önlüklüler 5

- langırt turnuvasının kimi resmi maçlarının yapılabildiği günlerden birisi olması hasebiyle maç öncesinde yine langırt heyecanı vardı. müsabakalar sonucunda bir üst tura çıkmayı garantileyen takımlar belli oldu: Ümit-Atilla, Kerem L.-Erdoğan Ö., Hüsnü A.-Doğan Ç., Can B.-Hamit B.

- İletişimspor Blogculuğun fotoğraf stokları tükendiği için, elindeki ultraüstün telefon teknolojisine başvurduğu Müçü'nün çektiği fotoğrafları olsun, video görüntülerini olsun göndermemesi İletişimspor Blogculuğun fotoğraf sıkıntısının bir süre daha süreceğini gösteriyor.

- maç öncesi yaşanan kadro krizi çabuk aşıldı: büyük başkan kadroyu yazarken Hamit'i iki kere yazdığı için toplam 15 futbolcu olduğunun anlaşılması "haydaaaa" nidalarını beraberinde getirirken, daha sonra Sami'nin hiç yazılmadığı ortaya çıkınca takımların sekizerden kurulmasının yolu açılmış oldu.

tek seçici: Racır LÖmer
Önlüksüzler: Gemal G. (****), LÖmer (***), Suat A. (****), Atilla L. (***)Cem T. (****),Kıvanç K. (***), Kerem L. (****), Kerem Ü.(***)
Önlüklüler: Can B. (*), Müçteba A. (*), Erdoğan Ö. (**), Sami A. (*), Hamit B. (*), Ümit K. (*), Hüsnü A. (*), Bahadır A. (*)

maçın özeti
limonata gibi havaların yerini bildiğin sıcak havaların aldığı günlerde futbolcuların nasıl performans sergileyeceği soru işaretiydi. nitekim takımlardan birinin bundan çok fena etkilendiği gözlendi: Önlüksüzlerin hırslı, şevkli, arzulu futboluna cevap vermekte zorlanan Önlüklüler, maçın başında biraz kıpırdanıp ilk yarıda farkı 3 golde tutmayı başarsalar da ikinci yarıda tamamen bittiler. Önlüksüzler oyun tarzlarını ikinci yarıda da bozmayarak tarihi bir farka imza atarken, özellikle kendi kalelerine attıkları gollerle dikkat çeken Önlüklülerin sıcaktan ve kadro yapısından şikayetçi oldukları gözlendi.


karne:
Gemal G.: son haftalardaki en iyi performanslarından birini sergiledi. hücumda da savunma da da istekliydi.
LÖmer: savunmada hiç aksamayarak görevini başarıyla yerine getirdi.
Suat A.: tam bir görev adamı modundaydı. ileriye hiç çıkmayarak oyunu geriden toparladı. üstelik uzaktan da hiç şut çekmedi.
Atilla L.: biz ne demiştik, "o ne top tekniği" demiştik. nitekim adeta çakma Brezilyalı performansı sergilediği maçta günün başarılı isimlerindendi.
Cem T. : askerden dönen genç oyuncu ordu milli takımında oynamanın verdiği kondisyonla sahanın etkili isimlerinden birisi oldu.
Kıvanç K.: doğru yerde doğru zamanda olmasına rağmen rakip defans oyuncuları bir adım önce davranıp kendi kalelerine gol atmayı başararak, 3k'nın gol sayısının düşük olmasına yol açtı.
Kerem L.: hücum organizasyonlarındaki etkisi skora yansıdı. çalışkanlığının semeresini puan tablosunda liderlik koltuğunu kimseye bırakmayarak da alıyor.
Kerem Ü.: Diyarbakır seyahati dönüşü sahalara dönüşü de başarılıydı. hatasız oynadı, golünü de atarak oyununu taçlandırdı.

Can B.: sıcaktan etkilendiğini söyleyen oyuncuların başında geliyordu, maçın sonlarına doğru kaleye geçerek gölgelik bir yer aradı. ibrahim tatlıses'ten "yorgunum dostlarım" adlı eseri tüm takım arkadaşlarına hediye ediyor.
Müçteba A.: "düşe kalka çıktım ben bu yokuşa / yalvardım benimle gelen olmadı"
Erdoğan Ö.: "kaç kere yıkılıp düştüm yerlere / yalvardım elimden tutan olmadı"
Sami A.: "söylenecek gibi değil dostlarım / bu yüzden suskunum bu yüzden durgun"
Hamit B.: "neler çektim neler neler dostlarım / bu yüzden mutsuzum bu yüzden yorgun"
Ümit K.: "(yorgun) yorgunum (yorgun) yorgunum / (yorgun) yorgunum (yorgun) yorgunum"
Bahadır A.: "yeter artık diye diye inledim / haykırdım sesimi duyan olmadı"
Hüsnü A.: "yıllarca acıyla dertle savaştım / halin diye soran olmadı."

26 Mayıs 2010 Çarşamba

LANGIRT TURNUVASINDA SON DURUM

Langırt turnuvasının bütün maçları oynandı, biri hariç. O da, Erdoğan Bey'in katieyn iştirak etmemesi nedeniyle bir türlü oynanamıyor. Erdoğan Bey'in rakibi Beyaz Takım'ın kaptanı Ümit Bey duruma çok öfkeli. Devamlı özel maç yapmaktan sıkıldığını söyleyen Bey, Erdoğan Bey'in yerine birinin bulunmasını, aksi takdirde uygun bir fiyata başka takımların defansını toplayacağını söyledi.

Eksik maça rağmen turnuvada yarı finale kalacak dört ekip belirlendi. Kalan tek maç eşleşmeler açısından önemli, bilindiği gibi birinciler diğer grubun ikincileriyle eşleşiyor. Şimdi B Grubu'nun birincisi Mavi takım, A Grubu'nun son maçını bekliyor. Sıkıntı yaratan konu, maçlara yetişemeyen Erdoğan Bey'in takımının da yarı finali garantilemesi.

Turnuvada son durum aşağıdaki gibi:
A GRUBU

Kırmızı-Siyah: 5-4
Sarı-Beyaz: 0-3
Kırmızı-Beyaz: ___
Sarı-Siyah: 0-3
Siyah-Beyaz: 2-7
Sarı-Kırmızı: 0-3

B GRUBU
Mor-Yeşil: 5-4
Turuncu-Mavi: 1-8
Mor-Turuncu: 7-2
Yeşil-Mavi: 3-6
Mor-Mavi: 2-7
Yeşil-Turuncu: 5-4


21 Mayıs 2010 Cuma

ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ

LÖmer Harikalar Diyarında

Hafta arası gazetelerde okudum. Efendim LÖmer bey boğmaca olmuşlar, tifoya yakalanmışlar, anjinden mustaripmişler, falanmış, filanmış... Hadi ordan. Benim küçük serçelerim boş mu duruyor? İstihbarat hemen geldi: LÖmer bey eleştirilerden bunalmış Diyarbakır'a kaçmış!

Mazaret bahane, ben neticeye bakarım. Yılın en önemli maçlarından birinde LÖmer efendi takımını yalnız bırakıp Diyarbakır'a kaçamaz. Eleştiri bu işin içinde vardır. kaldıramıyorsan yapmayacaksın.

Sonuçta bu takım sahaya hocaları başlarında olmadan çıktı mı? Çıktı. Yenildi mi? Hem de nasıl! O zaman suçlu sensin LÖmer Efendi. Hiç kıvırtmaya, lafı eğip bükmeye kalkma.

Maça gelince. Rakip iyi organize olmuş, toplu hücum toplu savunma yapan bir takım. Ha, çok süper takım mı? Değil. Ama futbolla dalga geçmiyor, asgari gerekliliği yerine getiriyor. Senin takımın ne yapıyor? Al gülüm ver gülüm. Orta saha basmıyor, forvet kaleye gidemiyor. Savunma desen evlere şenlik. Niye? Çünkü kenarda disiplininden korktukları bir hoca yok. Nerde o? Diyarbakır'da. Bence kal orada Hoca. Artık bu takıma faydan değil, zararın dokunuyor.