kıymetli camia,
bildiğiniz üzere son günlerde yurtta ve dünyada bir wikileaks fırtınası esmektedir. söz konusu internet sitesi bir takım gizli yazışmaları ele geçirmiş, bunları umuma sunma faaliyetine başlamıştır. dünya liderleri bu durum karşısında şaşkın, çaresiz, ürkek ve dahi umarsızdır.
üç gün önce yönetim kurulumuzun Birinci Harbi Umumi görmüş telefonu acı acı çaldı. derinden gelen sese "alooo" dediğimizde karşıdaki kişi bir takım yabancı cümleler kurmaya başladı. "nasıl bir oyunun içine çekiliyoruz" diye düşünürken, ses kendini tanıttı: Julian Assange.
yayımladığı belgelerle dünyayı sarsan adam bizi takip ettiğini, yeni bilgi açıklamaları için böylesi cesur kanallara ihtiyacı olduğunu, sitemizi kullanmak istediğini söyledi. "seve seve" dedik. fakat Assange'ın başka bir arzusu daha vardı: "İletişimspor'da forma giymek."
eşbaşkanlar olarak kısa süreli şaşkınlığı üzerimizden atar atmaz, kendisine siyasi mülteci olarak kapılarımızın her zaman açık olduğunu, kalacak yer meselesini bir şekilde halledebileceğimizi ancak takımda forma giymenin o kadar kolay olmadığını izah ettik. sinirlenen Assage, "Elimdeki belgeler..." dedi, "İletişimspor'u karıştırırım, bitiririm."
eşbaşkanlar olarak haykırdık: "Yürü git lan! Sen bizi tehditlere pabuç bırakacak insanlardan mı sandın? Demirden korksak trene binmezdik."
ne var ki, Assange kararlıydı. bize altta görmüş olduğunuz, daha sonra dünya medyasında da yayımlanan "wikileaks'in rafları" fotoğrafını gönderdi. gözlerimize inanamadık: takımımızın topluca bir resmi, akil adam Ü.K.'nın ve tarihçi şahsiyet Sezar A.'nın portreleri karşımızdaydı. yuvarlak içine alınmış harfleri birleştirince ise Ulu Önder'in adı ortaya çıkıyordu.
neticede yönetimimiz Assange ile yaptığı pazarlıklar söz konusu fotoğrafın bizimle ilgili kısımlarını sildirerek yayımlamasını sağlamıştır. bunun karşılığında kendisine tek vaadimiz, "Tamam hacı, bir-iki maçta adam eksik olursa oynarsın!" olmuştur. yani iki gün sonra adam sahaya gelirse şaşırmayın yani...
İletişimspor Yönetim Kurulu iç ve dış mihraklara karşı tüm üyelerinin menfaatlerini sonuna kadar savunmakta kararlıdır. camiamızın kıymetli üyeleri endişelenmesin. Ulu Önderimizin dediği gibi "Adam adama savunmalarda zorlanıyorum biraz ama hattı müdafa yoktur, sathı müdafa vardır. o satıh bütün İletişimspor camiasıdır."
kamuoyuna saygıyla duyrulur,
eşbaşkanlar
Can Belge&Kıvanç Koçak
3 Aralık 2010 Cuma
ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ
BAYRAMPAŞA'DA GOL SAĞANAĞIKıymetli dostlarım, geçirdiğim mesane ameliyatı nedeniyle uzunca bir süre siz sevgili okurlarımdan uzak kaldım. Bunun bana, hastalığımın yanı sıra nasıl bir acı verdiğini tahmin edemezsiniz. Ancak kalpten inandığım Türk hekimlerinin olağanüstü gayretleriyle bu belayı da atlattım. Bu hafta, hâlâ bazı ağrılarım olmasına ve doktorlarımla hanımın mutlak yasağına rağmen içimdeki genç Abbas'ı durduramadım ve kalkıp Bayrampaşa'ya gittim. Bu özlemle, bu karşılaşmayı biraz daha uzun ve masalsı bir havada nakletmek istiyorum. Ama önce, biraz eski usül girmek zorundayım yine lafa:
Biz düzeldik ama, Racır Lömer'in oyun anlayışında hâlâ bir düzelme yok! Osman diye gençten birini koymuş, koymuş da, ne yapacağını söylemeyi unutmuş galiba! Ben 90 dakika dikkat ettim, bu çocuk nerede oynar anlayamadım vallaha. Bir sol bekte, bir sağ açıkta, bir stoperde, bir forvette... Kaleye geçmediği kaldı diyecektim, onu da yaptı! Sonra, hâlâ o İtalya'dan getirttiği saçı uzun forvetten gol bekliyor. Nasıl golcüyse, bizim hanımın bir eliyle helvayı karıştırırken atacağı golü yapamıyor, kafa vuracağı topa Amerikan artisti görmüş Bruş Li gibi atlıyor, yerden gelen topa arkasını dönüyor...
Suat'ı çok hazır gördüm. Severim ben mücadeleci futbolcu. Adam hem topunu oynadı, hem sahada kavgasını verdi. Hasan tipik 10 numara; mücadeleden kaçmaya devam. İşler yolundayken beyefendi kral, sorunlar başlayınca vın turizm! Bu maçta da bilhassa ikinci yarıda sahada kendisini gören bayramlıktı. Ne bir ikili mücadeleye girdi, ne top aldı, ne araya kaçtı. Stoperin arkasında flörtü mü var nedir, sürekli kendi stoperinin arkasında küskün bir suratla sanki kaybettiği bir şeyi arıyor. Ona bu maç için koca bir sıfır veriyorum.
Kemal onun tersi, her daim takımını motive etmek için çabaladı durdu. Hatta, takım galip duruma geçtiği bir pozisyonda egosit davranıp bir şut çektikten sonra takım arkadaşlarını bir araya toplayıp egoistçe davrandığını, ama bunun uzun süre defans yöresinde sürgün kalmaktan kaynaklanan bir özleme bağlanabileceğini, dolayısıyla kendisine kızılmaması gerektiğini, herkesin aynı özveriyle topunu oynamaya devam etmesini istediğini, takımın genel hal ve gidişatından genel olarak memun olduğunu belirten kısa bir konuşma yaparak görev yerine döndü.
Sahada beni rahatsız eden şeylerden biri, Hüsnü ve Ahmet golcülerin kendi iç rekabetleri. Her ikisinin takımlarının galibiyetini değil, bir diğerinden bir fazla gol atmayı hedefliyor olması, yer yer oyun disiplinine zarar veriyor. Bilhassa maçın sonlarına doğru oyunun zıvanadan çıkmasına yol açıyor. Eski şanlı kaptanlar dönemini hatırlıyorum da, sahada böyle disiplinsizliklere mümkünü yok izin vermezlerdi.
İtalyan (topçu demeye dilim varmıyor) forvet ve bu iki disiplinsiz golcüye rağmen maçta 24 gol izledik. Düşünün Ünivar beyin sadece ilk yarıda 12 şut çektiği bir karşılaşmadan bahsediyoruz. 7.incisiydi galiba, durumdaki tuhaflığı o da fark etmiş olacak, "şut vuruyorum" diye ihbarla vurabildi ancak. Vurdu da nereye vurdu. Ama o şut silsilesi içinden bir tanesi kaleyi de buldu. Eh 24 golden biri Kerem beye nasip olmuş oldu çok şükür, ikinci yarı bir daha denemedi.
Velhasıl, özlemişim, lafı biraz uzattık. Onlar da, 24 gollü bir hoşgeldin töreni düzenlediler bana. Artık yazılarımla eski sıklıkta olmasa da aranızda olacağım için mutluluğumu belirterek bitireyim bu hafta.
2 Aralık 2010 Perşembe
25 Kasım 2010 Perşembe
24 Kasım 2010 Çarşamba
resmi duyuru 2 ve başöğretmen Hüsnü Abbas'tan bir anı
Değerli camia,
İletişimspor Yönetim Kurulu’nun fitbolumuza kazandırdığı yeniliklerden birisi olarak bu akşam sahaya çıkacak kadroları maçtan önce açıklamış olmaktan gurur duyuyoruz. Kadro oluşumu saat 15.15 itibariyle, İletişim Yayınları büyük editörler odasında noterler Berna Akkıyal, Buğra Büte, Özgür Yıldız huzurunda çekilen kura sonucu gerçekleşmiş, takımların denkliği konusunda uzman denetçi Kerem Ünüvar’dan da görüş alınmış kura çekimi tescil edilmiştir.
Öğretmenler günü vesilesiyle sizlerle Ulu Önder Hüsnü Abbas’ın bir anısını paylaşmak da isteriz:
“Hüsnü Abbas 1936’da yiğitliğini, zaferlerini, inkılaplarını anlatan bir şiir yazan Kemal Gökhan’a, ‘Olmamış,’ der; ‘Benim asıl niteliğim var ki onu hiç yazmamışsın... Benim asıl kişiliğimdir; ben milletimin öğretmeniyim, bunu yazmamışsın!”
| Başöğretmen Hüsnü A., modern futbol hakkında bilgilerini aktarırken futbolcular ilgiyle dinliyor. Foto: Buğra Büte |
Değerli futbolcularımıza saygıyla duyururuz,
Eşbaşkanlar
Can Belge&Kıvanç Koçak
A: Kerem L., Müçü, Kıvanç, Kerem Ü., Erdoğan, Ömer L., Hamit, Can
B: Suat, Hasan, Cem, Hüsnü, Sami, Kemal G., Atilla, Ahmet
11 Kasım 2010 Perşembe
Haşmet Yılmazcan'la "Tatlısert Futbol"
uzun yazmayı sevmem demiştim...
***
ama bu kadar kısa yazacağımı da beklemiyordum doğrusu...
***
geç yatarım. bir sabah telefonla uyandım. gözü yaşlı Can kardeşim, Kıvancım arıyor. "abi, proje bitti bitiyor, senin yazılara son vermek durumundayız."
***
şaşkınlık... üzüntü... hırs... bu pırlanta gibi gençlerin bu kokuşmuş medya ortamında tutunamayacaklarını önceden mi hissetmiştim? belki evet, belki hayır...
***
"üzülmeyin" dedim, "hayat, anlaşılamama sorunsalına dayanır zaten. size destek vermeyenler üzülsün."
***
erken kalkarım. geçen sabah kahvemi yudumlarken çaldı yine telefon. şen şakrak sesiyle Can kardeşim, Kıvancım hattın ucunda. "abi, dönüyoruz. iddialıyız..."
***
mutluluk... neşe... coşku... bu pırlanta gençlere destek veren Bombacı Hüsnü kimsenin cesaret edemediğini yapmış, gençlerin önünü açmış. oysa kendisi de hala genç değil mi?
***
mutluluk, bir çocuğun elindeki uçan balon gibidir bazen. balonuma tekrar kavuşmuş gibiyim...
***
gerisini siz anlayın artık...
RESMÎ DUYURU
Çok kıymetli futbolcu arkadaşlar,
Bildiğiniz gibi Kasım ayı itibariyle, ulu önderimiz Bombacı Hüsnü Abbas büyük bir mücadeleyle kurup yücelttiği Halı Saha organizasyonunun yönetim faaliyetlerinden çekilmiştir. Çekilirken de, kan ve şanla kurduğu organizasyonumuza en yürekten sahip çıkacaklarına inandığı Can Belge ve Kıvanç Koçak’ı bu kutsal vazife için yetkili kılmıştır. Yönetim faaliyetleri artık, O’nun eserini sonsuza dek yaşatmak parolasıyla yola çıkan bizlere düşüyor.
Göreve geldiğimiz andan itibaren Batı’nın iyi taraflarını almak ve muasır seviyemizi ilelebet yükseltmek maksadıyla kolları sıvadık. İlk hedefimiz, Halı Sahamızda yaşanan huzur ve asayişin bozulmamasını sağlamaktır. Bunun için, Yeşilköy Bombacısı’nın ilkelerinden sapmadan, medeni uygulamalara imza attık.
Bilindiği gibi, Halı Sahamızın Çarşamba günleri asayiş ve emniyet içerisinde top oynayabilmesi için müspet sayıda kadrolara ihtiyaç duyulmaktadır. Muasssır medeniyetler gereği, bu sayının ne az, ne çok olması, ayrıca kendi içinde muhteşem bir denge muhafaza etmesi gereklidir. Bunun için, ulu önderimizin vaktiyle onay verdiği kura sistemi yerine, Kartaltepe Başforvedi’nin “adalet topun temelidir” buyruğu gereği, yeni bir sistem getiriyoruz. Buna göre, kadro fazlası mesele haline geldiğinde, bunun hesabı ve cezası evvelce kadro eksiğine sebebiyet verenlere kesilecektir. Yani, kadrodan futbolcu eksiltmek gerektiğinde, bir önceki hafta mevcut olmayanlar arasından, toplamda en az mevcudiyet gösteren seçilecek, böylece Halı Saha’nın devamlılığına katkıda kusur etmeyenler kollanacaktır.
Bunun dışında: Organizasyon tarihimiz boyunca çeşitli dış mihrakların kışkırttığı isyanların en temel sebebi olmuş bulunan kadro teşekkülü de, yönetimimiz döneminde teknolojik aygıtların devreye sokularak otomatikleşmesiyle sağlanacaktır. Kişisel tercihlerin devreden çıkmasıyla, kadroya itiraz etmek isteyenler karşılarında muhatap olarak bir makine bulacaklardır. İstiyorlarsa, onunla konuşsunlardır.
Otomatik kadronun dengeli olabilmesi, futbolcuların mantıkî bir tasnifini gerektirir. Bunun için son derece karmaşık ve matematik ilminin sınırlarını zorlayan çalışmalar elzemdir. Aşağıda bu çalışmaların yapılış süreciyle ilgili bir belgenin kopyasını da göreceksiniz.
Futbolcu kardeşlerimiz merak etmesinler! Ataköy Golcüsü büsbütün idareden çekilmiş değildir. Vergi sistemimiz halen ulu önderimizin elindedir. Yönetimimiz bu konuda da araştırmalarına başlamış, kuşkusuz daha medeni, daha hakça ve herkesin oyuna katkısı oranında vergilendirileceği yeni bir sistem üzerinde de çalışmaktadır. Ancak muasır medeniyetlerde bile olmayan bu sistemin hazırlanması zaman alacağından bu şu anda bir gündem meselesi değildir.
Yönetimimiz, ayrıca İletişimspor sitemizin yeniden yazın hayatına döndüğünü bildirmekten de candan kıvanç duyar. Bundan sonra, aşağıda göreceğiniz gibi, puan tablosu, performans tablosuyla birlikte sunulacaktır. Ve kıymetli yazarlarımız da, resmî sitemizde yeniden sizinle buluşmaya başlayacaktır.
Hepinize hayırlı olması dileğiyle.
Halı Saha Yönetim kurulu adına,
Eşbaşkanlar
Kıvanç Koçak&Can Belge
Bildiğiniz gibi Kasım ayı itibariyle, ulu önderimiz Bombacı Hüsnü Abbas büyük bir mücadeleyle kurup yücelttiği Halı Saha organizasyonunun yönetim faaliyetlerinden çekilmiştir. Çekilirken de, kan ve şanla kurduğu organizasyonumuza en yürekten sahip çıkacaklarına inandığı Can Belge ve Kıvanç Koçak’ı bu kutsal vazife için yetkili kılmıştır. Yönetim faaliyetleri artık, O’nun eserini sonsuza dek yaşatmak parolasıyla yola çıkan bizlere düşüyor.
Göreve geldiğimiz andan itibaren Batı’nın iyi taraflarını almak ve muasır seviyemizi ilelebet yükseltmek maksadıyla kolları sıvadık. İlk hedefimiz, Halı Sahamızda yaşanan huzur ve asayişin bozulmamasını sağlamaktır. Bunun için, Yeşilköy Bombacısı’nın ilkelerinden sapmadan, medeni uygulamalara imza attık.
Bilindiği gibi, Halı Sahamızın Çarşamba günleri asayiş ve emniyet içerisinde top oynayabilmesi için müspet sayıda kadrolara ihtiyaç duyulmaktadır. Muasssır medeniyetler gereği, bu sayının ne az, ne çok olması, ayrıca kendi içinde muhteşem bir denge muhafaza etmesi gereklidir. Bunun için, ulu önderimizin vaktiyle onay verdiği kura sistemi yerine, Kartaltepe Başforvedi’nin “adalet topun temelidir” buyruğu gereği, yeni bir sistem getiriyoruz. Buna göre, kadro fazlası mesele haline geldiğinde, bunun hesabı ve cezası evvelce kadro eksiğine sebebiyet verenlere kesilecektir. Yani, kadrodan futbolcu eksiltmek gerektiğinde, bir önceki hafta mevcut olmayanlar arasından, toplamda en az mevcudiyet gösteren seçilecek, böylece Halı Saha’nın devamlılığına katkıda kusur etmeyenler kollanacaktır.
Bunun dışında: Organizasyon tarihimiz boyunca çeşitli dış mihrakların kışkırttığı isyanların en temel sebebi olmuş bulunan kadro teşekkülü de, yönetimimiz döneminde teknolojik aygıtların devreye sokularak otomatikleşmesiyle sağlanacaktır. Kişisel tercihlerin devreden çıkmasıyla, kadroya itiraz etmek isteyenler karşılarında muhatap olarak bir makine bulacaklardır. İstiyorlarsa, onunla konuşsunlardır.
Otomatik kadronun dengeli olabilmesi, futbolcuların mantıkî bir tasnifini gerektirir. Bunun için son derece karmaşık ve matematik ilminin sınırlarını zorlayan çalışmalar elzemdir. Aşağıda bu çalışmaların yapılış süreciyle ilgili bir belgenin kopyasını da göreceksiniz.
Futbolcu kardeşlerimiz merak etmesinler! Ataköy Golcüsü büsbütün idareden çekilmiş değildir. Vergi sistemimiz halen ulu önderimizin elindedir. Yönetimimiz bu konuda da araştırmalarına başlamış, kuşkusuz daha medeni, daha hakça ve herkesin oyuna katkısı oranında vergilendirileceği yeni bir sistem üzerinde de çalışmaktadır. Ancak muasır medeniyetlerde bile olmayan bu sistemin hazırlanması zaman alacağından bu şu anda bir gündem meselesi değildir.
Yönetimimiz, ayrıca İletişimspor sitemizin yeniden yazın hayatına döndüğünü bildirmekten de candan kıvanç duyar. Bundan sonra, aşağıda göreceğiniz gibi, puan tablosu, performans tablosuyla birlikte sunulacaktır. Ve kıymetli yazarlarımız da, resmî sitemizde yeniden sizinle buluşmaya başlayacaktır.
Hepinize hayırlı olması dileğiyle.
Halı Saha Yönetim kurulu adına,
Eşbaşkanlar
Kıvanç Koçak&Can Belge
9 Kasım 2010 Salı
28 Ekim 2010 Perşembe
21 Ekim 2010 Perşembe
14 Ekim 2010 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







