 |
| Abbas Balaban |
Şanssızlıklar
yakamı bırakmıyor.
Bu hafta maça giderken yolda lastiğim patladı. Değiştirip de maça
yetişemeyeceğimi anlayınca civarda
Öz asmaaltı diye bir kebapçıya oturup maçı televizyondan seyretmeye karar verdim. Şanssızlık dedim ya, ne kebapçının
kebabına bayıldım, ne de getirdiği
hesaba. Bu haftaki muhteşem maçı da soluyamadan,
televizyondan seyrettiğimle kaldım.
Bizim takımı bu sefer Canbey kurmuş, hastalığı devam ediyor, yine son derece sıkıntılı bir
kadro. Düşünün, takımda bir tek
stoper yok, Müçübey'i oraya çekmiş, bir bekte Osmanbey, diğerinde Büyük Kerembey. Bir de
Mahmutbey diye bir joker getirmiş... İleride Nartallo kılıklı meczup ve genç Resul!
Karşı tarafta Hasan, Bahadır, Fırat,
Kemalbey, Kadirbey, Sezarbey ve İnanç...
Doğrusu ya, içimden aynen şöyle geçti, bizim Hurşut'un morartıları bu hafta
geçecek, yazısını yazacak galiba. Demem o ki, Canbey'in ta
kımını bu hafta da haşat edecekler.
Fakat maç başlayınca
bir de ne göreyim! Canbey'in
takımı takır takır top oynuyor, savunmada müthiş, kontrataklarda
akıllı. 5 yer
dediğimiz takım, ilk yarıyı 3-0 galip bitirdi. Fakat şanssızlık işte, devre biterken BüyükKerembey sakatlandı. İkinci yarıda kalede
kendini biraz denediyse de daha kötü oldu ve çıkmak zorunda kaldı.
Artık bunun üstesinden
gelmeleri tabii ki imkânsızdı.
İyi direndiler, fakat
avantajı kaybettiler. 5-4
geriye düştükten sonra 5-5'i
yakalamaları yine müthiş bir başarıydı bana sorarsanız, ondan sonraki cansiperane direnişleri de
son derece saygındı ama
yorulmuşlardı... Bitiş düdüğüne 2 dakika kala,
Kemalbey'in adeta yürüye yürüye rakip kaleye sokulup ceza yayı üstünden vurduğu top kalecinin ellerinden kayıp filelere gittiğinde çocukların gözlerindeki o hayal kırıklığını, içim sızlayarak gördüm.
Son düdük çaldığında Osmanbey bir kenarda ağlıyor, Canbey telleri
yumruklayan Müçübey'i teselliye çalışıyordu. Maçın yıldızlarından Resul kafasını
direklere vuruyor, Mahmutbey ortayuvarlak içinde tişörtünü parçalıyordu...
Bu maçta Müçübey'e hayran kaldım. Yapamaz dediğim stoper
mevkiinin hakkını verirken, gününde bir Suat'ı bile aratmadı. Genç Resul çok çabaladı, bazı acemilikleri dışında görevini yaptı. Ama bir paragraf da Nartallo kılıklıya
açmam lazım; hayatının topunu oynadı, gollerinden çok milimetrik asistleriyle beni kendine hayran bıraktı. Elbette Canbey'i,
Mahmutbey'i, azimle savaşan Osmanbey'i de takdir ederken, kendini
sakatlama pahasına mücadele eden BüyükKerembey'in önünde saygıyla eğiliyor ve kendisine acil şifalar
diliyorum.
Baktım benim de gözlerim nemlenmiş.
Bahşişi biraz yüklü tutup ayrıldım lokantadan.