13 Mayıs 2010 Perşembe

2010 19. hafta puan durumu


12 Mayıs / Önlüklüler 5-Önlüksüzler 5

- maç öncesi takımın bir bölümünü sahaya götüren Hüsnü A.'nın arabasının tamamen rakip oyuncularla dolu olması ona kaderin oynadığı bir oyundu adeta. üstelik bu oyun, maç sonunda arabasına aldığı ekibin tamamının yine rakip takımdan olmasıyla devam etti. her şeye rağmen Hüsnü A. vakur duruşunu korumayı bildi.

- langırt turnuvası maçları yoğun ilgiyle sürerken Hamit B. ve Erdoğan Ö.'nün maçın başlamasına az bir süre kala sahaya intikalleri, bu isimlerin eşlerinin turnuva maçı yapamamasına yol açtı. Hamit B. ve Erdoğan Ö.'nün bu sorumsuz davranışları tepki çekti.

- kendisini strese soktuğu için sitemiz yazarı Abbas Balaban'ın yazılarını takip etmediğini belirten usta teknik adam LÖmer'in "Ona cevaplar hazırladım, bekleyin görün" açıklaması kurt hocanın medyayla arasında savaş başlayacağının bir işareti sanki.

tek seçici: Racır LÖmer
Önlüksüzler: Doğan Ç. (***), Müçteba A. (*), Hüsnü A. (**), Ümit K. (**), Sami A. (**), Erdoğan Ö. (***), Hamit B. (**), Kerem L. (**)
Önlüklüler: Can B. (**), Kıvanç K. (**), Ozan A. (**), Gemal G. (*), LÖmer (*), Suat A. (***), Bahadır A. (**), Atilla L. (**)

maçın özeti:
çok ufak değişikliklerle önceki haftanın aynısı şeklinde kurulan takımlar, önceki haftaki gibi denk kuvvetler olduklarını gösterdiler. Önlüklülerin teknik üstünlüğüne mücadeleci futbol anlayışıyla cevap veren Önlüksüzler oyunu dengede tutmayı başardıkları gibi bir ara öne de geçtiler. bitime 18 dakika kala Kıvanç K.'nın golüyle beraberliği yakalayan Önlüklüler o saatten sonra biraz daha defansif bir anlayış benimseyerek gol yememeyi, kontraataklarla sonuca gitmeyi düşündü. Yakaladıkları kimi fırsatları değerlendiremeyen Önlüklüler gibi Önlüksüzlerin gol çabaları da sonucu değiştirmeyince, İletişimspor tarihinde ender görülecek şekilde, maç sonunda skor tabelası iki hafta üst üste beraberliği göstermiş oldu.

karne:
Doğan Ç.: Günündeydi. Yaptığı kritik kurtarışlarla dikkat çekse de yediği iki golde hatası vardı. E, olsun yine de ilerleme var.
Müçteba A.: maçtan önce ilk defa langırt oynayarak müsabakaya hazırlanmaya çalıştı. bununla yetinmedi, gidip başka takımların maçını da büyük bir dikkatle seyretti. ama tabii maçtan önce futbolla bu kadar ilgilenince maçta sıkıldı.
Hüsnü A.: maçın başlamasından önce saha kenarında bulduğu bir sandalyeyi ceza sahası civarına getirip, oturan Hüsnü A.'nın tam olarak ne mesajı vermeye çalıştığı anlaşılamadı: "ben oturarak bile oynarım bu futbolu" mu demek istiyordu, yoksa "bizden geçti artık oturmadan oynayamıyorum" mu?
Ümit K.: göz doktoruna gitmiş, gözlükleri yenilemiş. ne var ki maçta gözlüksüz oynuyor. takım arkadaşlarının vakti zamanında maç gözlüğü kullanan Edgar Davids'le irtibata geçmesi için yoğun baskı yaptıkları gözlemlendi.
Sami A.: Doğan Ç.'nin görüşüne göre savunmada rakip forvetlere adım attırmadı. tabii Doğan Ç.'nin de gözlük kullanan bir oyuncu olduğu unutulmasın.
Erdoğan Ö.: sağ gösterip sola pas atan, bunu yaparken yer yer oynadığı takımı karıştıran bir oyuncu olmasına rağmen orta sahada iyiydi.
Hamit B.: arkadaşlarına yönelttiği "bas bas" yakarışları usta savunma oyuncusunun takımını geriden organize etme isteğinin bir yansıması adeta.
Kerem L.: takımın yaş ortalamasını düşüren isimlerden olması hasebiyle koşu görevlerinin tamamını üstlendi, elinden geleni yaptı.

Can B.: dişçilerde heba ettiği gençliğinin izini sürmeye devam ediyor. ameliyatlı ağzıyla maça gelmesi, çıkık kolla UEFA Kupası final maçına devam eden Bülent Korkmaz misali bir fedakarlık örneğiydi.
Kıvanç K.: iki haftadır golcülük görevindense asist yapar niteliklerini ön plana çıkarıyor. maçın sonuna doğru tamamen savunmaya yardıma gelip etkili müdahalelerde de bulundu.
Ozan A.: ceza sahasına ortalanan topa kaleci gibi çıkıp, kendini bilmezce yaptırdığı penaltı "ne de olsa babası rakip takımda, çocuk evi de düşünüyor" yorumlarına yol açsa da o da elinden geleni yapan isimlerdendi.
Gemal G.: maçın başında yaşadığı duygusal tramvayı maç sonuna kadar üzerinden atamadı. ilk yarıdaki girişken oyununa rağmen, ikinci yarıda sahada yok gibiydi.
LÖmer: savunmada alıştığımız futbolunun uzağındaydı. her şeye rağmen, maç kaybetmediği haftaların sayısı artmaya devam ediyor (son mağlubiyet 10 Mart).
Suat A.: takımını derleyip toparlayan isimlerdendi. ileri çıktığında yanında pas verecek arkadaş görünce pas yapmak zorunda kalması şut çekmeye meyilli ruhi dengesini biraz bozdu.
Bahadır A.: istediği hareketleri yapamayınca asabileşen bu gencimiz gününde olduğunda takımının en etkili silahı olabilecek kapasiteye sahip. fakat topla vedalaşma konusunda sıkıntı yaşıyor.
Atilla L.: o ne ayağa hakimiyet, o ne top kontrolü becerisi, hey yavrum hey. üst düzey bir oyuncuda aranacak bütün özellikler bu oyuncuda var.

6 Mayıs 2010 Perşembe

anket sonucu: Bayern-Inter finalini hangi ikili anlatsın?

"Bayern-Inter finalini hangi ikili anlatsın?" sorumuza İletişimspor Blogculuk anket çalışmalarındaki neredeyse en az katılımın gerçekleşmesi "kimse anlatmasın anasını satayım" şeklinde yorumlanmaya açık olsa da kazanan 3 oyla LÖmer-Hüsnü A. ikilisi olmuştur.

böylelikle katılımcılar, LÖmer ve Hüsnü A.'nın maçlara gelirken arabada gerçekleştirdikleri sohbetleri daha kamusal bir mecraya taşımaları gerektiği yönünde beyanda bulunmuşlardır. İletişimspor Blogculuk olarak yayıncı kuruluşa konuyla ilgili mail yazacağımızı ve gerekli girişimlerde bulunacağımızı ifade ediyoruz....

ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ

LÖmer'e açık mektup

Ben demiştim diye yazmayı sevmem. Lâkin bu LÖmer efendiye hatırlatmak gerekiyor bazen!

Olur, insan hata yapar, yanlış karar verir. Ama maç boyunca da hatasını düzeltmez mi kardeşim? Rakip daha birinci saniye niyetini belli etmiş. Bir taraftan Ozan, bir taraftan K. Kerem'le üstüne binmiş. Oyunu üstüne yüklemiş. Maç göz göre göre gidiyor! N'apıyosun sen?

Ben söyleyim istersen: hiçbir şey olmamış gibi maçı seyrediyorsun. Futboldan anlamıyorsun diyecek halim yok; başarılarını hep takdir ettik. Ancak bugün artık bir şeyler göze batıyor. Senin görmediğini ben sana anlatayım. Takımın neden ileri gidemiyor? Çünkü sen Suat'ı almış geriye yaslamışsın, Bahadır'ın yanına İtalya'dan ne demeye getirdiğini anlamadığım o Kıvanç efendiyi koymuşsun. Bu ikisinin anlaşamadığını sağır sultan biliyor. O zaman ne oluyor? Bahadır ileride yalnızları oynuyor. Bir kişi eksik kalıyorsun. Bahadır'ın geriye de yardımı yok. Geride de eksik kalıyorsun. Sonra 90 dakika senin ceza sahanda geçiyor.

LÖmer efendi, seni severim. Ama futbol sever mi emin değilim. Bugün şansın tuttu, beraberliği kurtardın. Yarın bu kafayla onu da bulamazsın; ben söylemiş olayım.

Bir notum da K. Kerem'e: Bak genç kardeşim. Gençsin, enerji dolusun, heyecanlısın. Çok güzel. Ama bu kasap gibi sağa sola girmeni gerektirmez! Yarın öbür gün biri verir eline ayağını, tıbbiyenin kapısında buluverirsin kendini!

2010 18. hafta puan durumu


5 Mayıs / Önlüklüler 3 - Önlüksüzler 3

MÜSABAKAYA DOĞRU


2010'un 18. müsabakası ulaşım sorunuyla başladı. Sebebi Fener-Trabzon kupa finali olsa gerek. Sivilceli günlerinden beri kupayı göremeyen Suzuki Hamit, bari Trabzon'un elinde göreyim diye, Lömer'le Aysuat'ı 15 dakika kadar otomobil başında bekletirken, sonucu önceden kestiren Opel Hüsnü dükkâna dahi gelmekten imtina etmişti. Böylece, bir grup insan müsabakaya ulaşmak için tren tramvay yollarında sefil perişan oldu.

Müsabaka öncesi ise, langırt turnuvasının heyecanı yaşandı. Katılmayı reddeden Müçü-V. Kerem ikilisi nedeniyle, ÜK-Ati hükmen galip ilan edilirken, diğer üç karşılaşma, dışarıdan tacizlere rağmen oynandı.

Langırt turnuvasının grubu üçe böldüğünü söylemek lazım. Bir grup işi ciddiye alıyor, bunlar kurallara düşkün, kendi maçları kadar diğer maçları da merak ediyorlar ve averaj hesapları üzerine şimdiden düşünmeye başladılar. Bu grubun belli başlıları arasında Sami, Lömer, Hüsnü sayılabilir.




İkinci bir grup işi bozmadan üstüne düşeni yapmakla yükümlü hissediyor kendini. Bu grup mensupları bırakın rakibi, kendi eşinin dahi kim olduğunu bilmiyor ama sahaya çıkıp topunu oynuyor. Önemli simalar arasında Erdoğan, Hamit, Atilla sayılabilir.

Üçüncü grup ise bu densiz organizasyonu sabote etmek peşinde. Üyeleri arasında maçları protesto edenler olduğu kadar, hem katılıp hem sabote edenler de var. Sahaya sürekli ikinci bir top atan, çaktırmadan skorbordu değiştiren bu grubun önemli şahsiyetleri Müçü ve Gemal.

MÜSABAKA:
Genç ve enerjik bir kadro kuran Önlüksüzler mutlak favoriydi. Fakat müsabaka sürekli Önlüklüler'in atıp kaçması, Önlüksüzlerin yakalaması şeklinde zuhur etti. Ama maçın tamamına yakınının Önlüklülerin kalesi önünde geçtiği söylemek gerekir. İlk kornerde, Önlüklüler adına topun başına geçen KKK yerden dışarı kullandı, gelişine vuran Aysuat golü yaptı. 10 dakika kadar sonra aynı golü Sami A. atınca durum 1-1 oldu. Bunu, Bahadır'ın yakın direk dibine vurduğu klasik şutlarından biri izledi: 2-1. İLk devre bitmeden yine Sami A. şık bir uzaktan şutla skoru 2-2'e getirdi. İlk yarı böyle bitti.


İkinci yarıda Önlüksüzler Ozan ve K. Kerem'le akınlarını yoğunlaştırırken gol yine öbür takımdan geldi. Bu kez yine KKK'nın asistini değerlendiren Atibey sahnedeydi. Golden sonra topyekûn savunma anlayışı biraz oyunu da gerdi ama, mücadele had safhadaydı. Bitime 18 dakika kala bir halı saha golü meydana geldi. İçeri şişirilen bir duran top kalecinin hatası sonucu direğe çarpıp sahaya düştü ve orada yılların fırsatçısı Hüsnü A.'nın dokunuşuyla skor 3-3 oldu. Kalan 18 dakikada da değişen bir şey yoktu; saldıran taraf Önlüksüzler, diren taraf ise Önlüklülerdi. Fakat başka gol çıkmayınca, 18. müsabaka 3-3'lük eşitlikle sona erdi.

Tek seçici: Racır LÖmer:
Önlüksüzler: Doğan Ç. (***), Hüsnü A. (**), Erdoğan (***), Ozan (**), K. Kerem (**), Hamit (**), Sami (***), V. Kerem (***).
Önlüklüler: Can (**), Kıvanç (**), Gemal (**), Suat (***), Bahadır (**), LÖmer (**), Atilla (***), Müçü(**).


Karne:
Önlüksüzler:

Doğan: Fazla iş düşmedi fakat iş düşse de eski formunun uzağında. nerde o kaplan gibi dağa taşa atlayan dev kaleci, hey gidi günler.
Hüsnü: Attığı golde fırsatçılığını gösterdi, onun dışında gösterecek fazla şey bulamadı. Zamanını markajcısı Can B. ile muhabbet ederek geçirdi, bi çayları eksikti.
Erdoğan: İyiydi ya. Pas trafiğini makul, mantıklı şekilde düzenledi.
Ozan: Kendisinden beklenen performansı gösteremese de, ilk puan kaybını yaşasa da halihazırda puan tablosunun yenilgi yüzü görmeyen tek elemanı durumunda.
K. Kerem: Savunmada başladığı oyunu orta sahada sürdürdü, yer yer ilerde gözüktü. hasılı her tarafa yetişmeye çalıştı ama çabası galibiyete yeterli olmadı.
Hamit:
Fenerbahçesinin kupa yenilgisi moralini biraz bozsa da görevini yaptı, oyun disiplininden kopmadı.
Sami: Attığı gollerle skora yaptığı katkı yıldızını parlattı. Oyundan kopmayan isimlerdendi.
V. Kerem: Son müdahaleleri yerindeydi, zamanlaması iyiydi. Otoriteler ileriye doldurduğu topların genelde auta çıkmasını basınç ölçerin kaybolması nedeniyle topun yamukluğuna bağlıyor. (Sahi o alet kimdeyse getirsin yahu!)

Önlüklüler:
Can: Maç boyunca hafta içinde bir dişçide bıraktığı 20'lik dişinin eksikliğini hissetti. Takım savunmasını iyi yapan isimlerdendi, aynı etkiyi hücumda gösteremedi.
Kıvanç: Etkisiz bir gününde olmasına rağmen iki asist yaptı. Umut Bulut sever insan olarak hücum hattında arkadaşlarıyla uyumsuzluk içinde olduğu gözlendi.
Lömer: Yapılan basit hatalar yılların teknik adamını neredeyse delirtecekti, bağırmaktan bir hal oldu. Kendi bölgesinde ise az hatayla oynadı.
Suat: Defansı toparlayan isimlerdendi ama o da hücumda yeteri kadar etkili olamadı.
Atilla: Keşiflere olsun, alemlere olsun ara verip sahalara dönmesi memnuniyetle karşılanırken attığı golle daha sonra yenilecek goldeki hatasını telafi ettiğini iddia etti. Enteresan bir insan.
Bahadır: Fener'in kupa şampiyonluğunu hiç göremeyen isimlerden olan genç oyuncu istediği pasları alamadı, istemediği pasları zaten vermedi.
Gemal: Takım kaptanlığına soyundu, kıllı bacakları ortaya çıktı. Daha ziyade kendini takımı motive etmeye verdi.
Müçü: Bütün çabalara rağmen motive olamadı, olur gibi oldu olamadı, tam olacakken pas alamadığı için olamadı, olmamışken zaten pas alamadı.

Langırt Turnuvasında ilk hafta

A GRUBU:

Kırmızı takım (KeremL.-Erdoğan) - Siyah takım (Sami-LÖmer): 5-4
Sarı takım
(Müçü-KeremÜ)- Beyaz takım(ÜK-Ati): 0-3 (hükmen)

B GRUBU:

Mor takım (can-hamit)- Yeşil takım(kıvanç-suat): 5-4
Turuncu takım (gemal-ozan)- Mavi takım(doğan-hüsnü): 1-8

Bu sonuçlara göre

A GRUBU:

1- Beyaz takım
2- Kırmızı takım
3- Siyah takım
4- Sarı takım

B GRUBU:

1- Mavi takım
2- Mor takım
3- Yeşil takım
4- Turuncu takım

29 Nisan 2010 Perşembe

ABBAS BALABAN'LA MAÇIN ANALİZİ

Balık Baştan Kokar

Bu haftaki müsabaka önemliydi. Aşağı sıralar yukarı göz dikmiş, yukarıyı almış bir telaş... Fakat Önlüklü Önlüksüz dağılımı iyi yapılmamıştı. Bunun için belki tek seçiciyi suçlamak doğru olmaz, zira o da insan, o da gökten inmedi, o da hata yapacak. Ama benim anlamadığım şu: Şimdi iki Kıvanç ayrı iyi tamam da, birinin gözü bağlı, Koçak olanı dili de bağlı. Nasıl olacak?

Önlüklüler bariz ortasaha üstünlüğüyle başladı maça. Önlüksüzlerde kim koşacak? Sen ortasahayı bırakmışsın futbolunun son demlerindeki Erdoğan Efendi'ye! Yanına bir Hasan'ı koy, değil mi? Yok! İnadım inat, gitmiş Hüsnü'nün yanına bir de Ümid'i koymuş. Geriye Hamit'in yanına Sami'yi koşmuş ki bağlasan durmaz. Ben tribünden görüyorum, adam saha kenarında 90 dakika uyudu.

Hafta başı yazmıştım Hocam. Bu takım iyi çalışmıyor diye. Birine veriyorsun iki topu sektiremiyor. Suat var, hafta boyu idman görmemiş, padokta papyonunu düzeltiyor ayıptır söylemesi. Yahu maça mı çıkıyorsun defileye mi? Değil mi? Ama sen bu Suat'ı bile durduramıyorsan, takımı ben kurtaramam artık.

Ha! Bir sözüm de Atilla'ya. Kaç hafta oldu? Darbeye bağlı sakatlık yok? Demek ne? Demek geceleri geziyor bu çocuk. Bunu da evine bağlayacaksın. Öyle değil mi LÖmer Efendi?

2010 17. hafta puan durumu


28 Nisan / Önlüklüler 6-Önlüksüzler 4

- müsabakadan önce yapılan langırt turnuvası kura çekilişi renkli anlara sahne oldu. görevlilerin olayı izah çalışmalarına rağmen herkesin kura kâğıtçıklarına el atma denemesi ortalığı biraz karıştırsa da sükûnet kısa sürede temin edildi.

- takım eşlemelerinden kimi memnun, kimi aradığı eşi bulamamış olmanın verdiği üzüntüyle ayrılırken Hüsnü A.-Doğan Ç. eşleşmesi en güçlü takımın bu olduğu yönünde bir kanaat yarattı. nitekim İletişimspor Blogculuk olarak bunu biz daha önce yazmıştık (bkz.). ancak mavi takım olarak belirlenen bu ekibe karşı mor renkle mücadele edecek takımın oyuncularından Can B. umutsuz değil: "bizi hafife almasınlar, Hamit abim sahada uzaktan attığı golleri langırt masasında da atmaya devam edecektir."


- İzmirspor seçmelerinde aradığını bulamayan Kerem Ü. ve "biraz yalnız kalıp uzaktan şut çalışmalıyım" diyerek maçlara gelmeyen Suat A.'nın takıma dönmesi sevinç yarattı.

- eski futbolcularımızdan günümüz menajerlerinden Apo D.'nin maçı izlemeye gelmesinin transfer düşleri gören kimi oyuncuları pozitif yönde etkilediği gözlemlendi.

tek seçici: Racır LÖmer
Önlüksüzler: Doğan Ç. (**), Hüsnü A.(**), Ümit K.(***), Sami A.(*), Erdoğan Ö.(**), Hamit B.(*), Kerem Ü.(**)
Önlüklüler: Müçteba A.(****), Can B.(**), Kıvanç K.(**), Kerem L.(**), Gemal G.(**), LÖmer(**), Suat A.(***)

Maçın özeti:
Şükür kimsenin geç kalmamasıyla tam zamanında ve tam kadrolarla başlayan müsabakanın ilk dakikalarında birbirlerini tartan iki ekipten Önlüklüler yaptıkları paslarla dikkat çektiler. Buna mücadeleci ve soğukkanlı bir futbol anlayışıyla cevap veren Önlüksüzler bir ara öne geçmeyi de başardılar. Ne var ki ikinci yarıda özellikle orta sahadaki pas organizasyonu konusunda yetersiz kalan Önlüksüzler, Önlüklülerin hızlı hücumlarında zor anlar yaşamaya başladılar. Maçın son anlarına kadar bir farklı üstünlüğünü koruyan Önlüklüler, bitime az bir süre kala attıkları golle farkı ikiye çıkarıp sahadan galibiyetle ayrılmayı bildiler.

Karne:

Doğan Ç.: formsuzluğu devam ediyor. gece hayatı, içki, kumar bir futbolcuyu nasıl tüketir canlı örneği adeta.
Hüsnü A.: efor testinden önceki maç testinden pek başarılı bir sonuç elde edemedi. üç haftadır kazanamamasına sebep olarak langırta fazla düşmüş olmasını değerlendiren hayranları tepki gösteriyorlar.
Sami A.: neden saçların beyazlamış arkadaş?
Erdoğan Ö.: sana da onun gibi çektiren mi var?
Kerem Ü.: görüyorum ki her gün meyhanedesin, yaşamaya küstürüp içtiren mi var?
Hamit B.: yıllardır soruyorum bu soruyu kendime
Ümit K.: allahım bu dünyaya ben niye geldim?

Müçteba A.: geçen hafta attığı mükemmel golün bir benzerini atarak gol vuruşlarında gittikçe ustalaştığını kanıtladı. aldığı 4 yıldızdan birinin Kerem L.'nin masasından gönderildiğini ekleyelim.
Can B.: yeşilimsi-sarımsı fosforlu kıyafetini tamamlayacak parlaklıkta bir oyun sergileyemese de özellikle geriden top çıkarmakta başarılıydı.
Kıvanç K.: bilhassa rövaşata yapsam mı yapmasam mı diye düşünürken havada seyrettiği topla kendisini savunan Kerem Ü.'yü epey eğlendirdi. güçsüzdü ancak yine de golcülük işlevlerini yerine getirdi.
Kerem L.: geçen hafta giydiği doktor önlüğüyle başarılı olamayınca tekrar alışıldık Roma formasına dönerek yine çalışkan bir oyun sergiledi.
Gemal G.: geride mi ileride mi oynayacağına net bir karar veremiyor bir türlü. Çok ileri çıkan kendisini azarlıyor fakat daha sonra kendine karşı daha nazik olması gerektiği konusunda kendisini uyarıyor. Sonuçta mücadeleci yapısıyla idare ediyor.
LÖmer: 10 Mart'tan beri yapılan hiçbir maçı kaybetmiyor olması tekniğin, ustalığın ve bilgeliğin bir bileşimi olarak değerlendirilebilir kuşkusuz.
Suat A.: maç boyunca uzaktan pek şut çekmeyerek, uzaktan şut çalışmak için aldığı iznin işe yaradığını ortaya koydu.

ANKET SONUCU/ LANGIRT TURNUVASI

Anketimizin sonuçlarının da gösterdiği gibi, bir langırt turnuvası istiyor bünye. Tabi istemeyenlerimiz de var. Müçü Beyefendi, kurada Kerem Ü. Bey'le eşleştiği halde, katılmak istemediğini beyan etti. Bu durumda, Kerem Ü. Bey'in eşliğine Bahadır A. getirildi. Bu ikili de sahaya çıkamazsa, o takımın rakipleri hükmen galip sayılacaktır.

Ayrıca, eleme usulü turnuva önerimiz genel kabul görse de, azılı birileri yetersiz saydı. Ü.K.'nın önerisi içinden çıkılmayacak bir karışıklık arz ederken, Racır LÖmer'in önerdiği Şampiyonlar Ligi sistemi makul bulunmuştur. Kuralar da buna göre çekilmiştir.

Öncelikle takımlarımızı görelim:

Mavi takım: Hüsnü ve Doğan
Kırmızı takım: Kerem L. ve Erdoğan
Sarı takım: Kerem Ü. ve Müçü (Bahadır)
Mor takım: Can ve Hamit
Yeşil takım: Kıvanç ve Suat
Siyah takım: Sami ve Lömer
Beyaz takım: Atilla ve Ümit
Turuncu takım: Hasan ve Gemal

Gruplar ve fikstür ise şöyle:

A GRUBU:

1- Kırmızı takım
2- Siyah takım
3- Beyaz takım
4- Sarı takım

5 Mayıs:

Kırmızı-Siyah:
Sarı-Beyaz:

12 Mayıs

Kırmızı-Beyaz:
Sarı-Siyah:

19 Mayıs

Siyah-Beyaz:
Sarı-Kırmızı:

B GRUBU:

1- Mor takım
2- Yeşil takım
3- Mavi takım
4- Turuncu takım

5 Mayıs:

Mor-Yeşil:
Turuncu-Mavi:

12 Mayıs:

Mor-Turuncu:
Yeşil-MAvi

19 Mayıs:

Mor-Mavi
Yeşil-Turuncu

26 Mayıs günü A Grubu'nun 2.'si B Grubu'nun 1.'siyle, A Grubu'nun 1.'si B Grubu'nun 2.'siyle yarı final maçları oynar.

2 Haziran günü ise Final müsabakası oynanır.

Bu organizasyona muhalefet eden Müçbey'in yanı sıra, Sezar dostumuzdan da bir mesaj var. Aynen arz ediyoruz:

EE tabii ayaklar çalışmayınca çene çalışacak, artık o da olmadı eller çalışsın... dostlar sporda görsün...iyi ki sanal aleme bulaşmadınız maç için... Siz yakında kartların üzerinde fitbolcu resimleri olmak kaydıyla pişti de oynarsınız ( Hüsnü'nü Fenerlilerin resmini şart koşar... napsın onun da elinde o kalacak bu sene...)... Taşa dönerseniz haber edin ben de gelip bi kaç hokey atayım kafanıza bari......

22 Nisan 2010 Perşembe

Langırt Turnuvası

Yan taraftaki anketimizde burada bahsini açacağımız konuyu oylamaya sunuyoruz.

Konu şudur: Langırt turnuvası.

Şöyle olur, 16 kişi ismini yazdırır ve birer lira verir. Buradaki kurul 16 kişiyi kurayla ikişer ikişer takımlaştırır ve 8 takım ilk turda eşleşir. İlk turda 4, ikinci turda 2 ve finalde 1 maç olmak üzere, toplam 7 maça 7 lira ödenir, kalan 9 lira şampiyon ikiliye 4,5'er lira olarak takdim edilir.

Maçlar, halısaha müsabakasından evvel 2'şer maç olarak oynanır. Yani ilk tur maçlarının 2'si ilk hafta, öbür ikisi 2. hafta oynanır. Yarı final maçları 3. hafta oynanır ve final maçı 4. hafta yapılır (kendi maçının günü mevcut olamayanlar olursa, maç ve turnuva bir hafta ertelenir, n'olacak!).

Yani kısaca, kurayla seçilecek takım eşleşmeleriyle (eşleşme kurası, ilk maç günü saat 18:00'de, herkesin gözü önünde çekilecektir), bir langırt turnuvası yapmak ister misiniz? Cevabınızı, anketimizde belirtiniz.

Katılmak isteyenler listesi (liste güncellenecektir):

1- Can B.
2- Kıvanç K.
3- Ümit K.
4- Doğan Ç.
5- Hüsnü A.